Welcome to our Blog

THE DAILY POST

READ OUR BLOG

Yeni Nesil Müşteri Yolculuğu Haritası Oluşturmak

Müşteri odaklı yaklaşım giderek daha fazla ilgi gördükçe, birçok işletme artan kaynaklarını müşteri deneyimleri oluşturmaya yönlendiriyor. Çoğu işletme için bu, müşterilerin ihtiyaç duydukları şeylere ihtiyaç duydukları anda sahip olmalarını sağlamak anlamına gelmektedir.

Bunu yapmak için, müşterilerin karşılaştıkları/düzeltilmesi gereken bir sorunu olduğunu fark ettikleri andan, alakalı bir çözüm satın aldıkları ana kadar izleyecekleri rotayı daha iyi anlamak önemlidir. Bu da müşteri yolculuğunun haritasını çıkarılarak yapılabilir.

Müşteri yolculuğu haritası, bir organizasyon olarak başarılı olmak ve müşterilerinizi daha iyi anlamak için kritik bir önem taşımaktadır.
Cassandra Nordlund
Gartner Direktörü

Nordlund, işletmelerin %82’sinin müşteri yolculuğu haritası oluşturmasına rağmen, yalnızca %47’sinin gerçekten etkili olduğunu belirtiyor. İşte sorumuz… Neden?

Müşteri Yolculuğunun Evrimi

Müşteri yolculuğunun haritasını oluşturmak için kullanılan en eski ve en yaygın çerçevelerden biri, dikkat, ilgi, arzu ve eylemdi. Günümüz müşteri yolculuğunun haritasında bu bireysel aşamalar hala mevcuttur, ancak alıcılar her zaman bir aşamadan diğerine sorunsuz bir şekilde ilerlemez. Günümüzün müşteri yolculuğu eskisi gibi doğrusal değildir ve bu, yolculuğun haritasını çıkarmayı çok daha karmaşık hale getirmektedir.

Çok Kanallı Alıcıların Etkisi

Müşterilerin satın alma süreçleri önceden izlediği süreçlerden farklı gelişmektedir. Müşteriler satın alacakları ürünleri düşünmeye, değerlendirmeye devam ederken, satın alma sürecini A’dan B’ye bir yolculuk ve sorunun çözümü için tamamlanması gereken bireysel görevlerin kontrol listesi olarak görüyorlar. Burada görevlerin tamamlanma sırasının hiçbir önemi yoktur. Böyle bir müşteri yolculuğu, pazarlamacılar için müşterinin nerede olduğunu ve farkındalıktan satın almaya nasıl geçtiklerini görmelerini giderek daha da zor hale getirmektedir.

On yıl önce bu kadar çok etkileşim kanalı yoktu, oysa şimdi o kadar çok etkileşim kanalımız var ki, temelde müşteriyi kaybettik. Nerede olduklarını veya bizimle nasıl çalıştıklarını bilmiyoruz.
Brian Manusama
Gartner Küresel Araştırma Direktörü

Örnek olarak:

  • Google aramasıyla yola koyuluyoruz,
  • Ürünleri genel bir bakış için üçüncü taraf perakendeci sitelerini kullanıyoruz (hepsiburada.com, gittigidiyor.com, amazon.com vb.),
  • Beğendiğimiz bir ürün hakkında daha fazla bilgi için derin bir araştırma yapıyoruz,
  • Google’a göre alışveriş yapanların üçte ikisi ürün hakkında bilgi toplamak için YouTube’a giriyor.
  • Tercih edilen ürünün marka web sitesine geri dönüyoruz,
  • En iyi fiyatı bulmak için, bir fiyat karşılaştırma sitesini kullanıyoruz (akakçe.com, cimri.com vb.),
  • Son olarak güvenilir ve en iyi fiyat teklifini yapan siteden alışveriş yapıyoruz.

Doğrusal Olmayan Müşteri Yolculuğunu Nasıl Haritalandırabiliriz?

Yeni müşteri yolculuğunun haritasını çıkarmanın yolu, bir kanalın veya bir ilişkilendirmenin tek başına tüm hikayeyi anlatamayacağını hatırlamaktır. Günümüzde müşteri yolculuğu haritasının ilk adımı, süreç boyunca en yaygın temas noktalarını belirlemek ve her temas noktalarını daha büyük resim bağlamında ayrı ayrı değerlendirmektir. Örneğin, müşteri ihtiyaçlarını özel olarak gözden geçirme aşamasında analiz etmek önemliyken, bu ihtiyaçların karşılanması, müşteriyi nihai sonuca yönlendirmek açısından ele alınmalıdır.

Bu yaklaşımı benimsemek, müşterilerin süreç içindeki adımlarını neden değiştirdiklerini anlamayı daha kolay hale getirirken, müşterilerin satın almaya kadar her şeyi yapmasını engelleyen herhangi bir engelleme noktalarının da belirlenmesini sağlayacaktır.

Son Olarak…

Müşteri yolculuğu haritası oluşturmak tek seferlik bir şey değildir. Müşteri davranışlarının durağan olmadığı, sürekli değiştikleri açıktır. İşletmelerin sürekli olarak gelişen ihtiyaçları karşılamak için adapte olmaları ve her seferinde mükemmel bir deneyim sağlamak için müşteri yolculuğu haritasını yeniden geliştirmeleri gerektiği anlamına gelmektedir.

2020 Sesli Arama Sıralaması Faktörleri [İnceleme]

Yerel işletmeler için 2020 sesli arama sıralama faktörleri araştırmasının sonuçları ortaya çıktı. Bu yılki çalışma, çeşitli sesli asistanlar arasında sesli aramada üst sıralarda yer almak için tam olarak ne gerektiğine dair ayrıntılı bir genel bakış sunuyor.

Google tarafından yapılan araştırmaya göre, küresel nüfusun neredeyse üçte birinin (%27) artık mobil cihazlarda sesli aramayı kullandığını göstermektedir. Bu da bizlere sesli SEO stratejimizi belirlemek için mükemmel bir zamanlama sunmaktadır. İşte bu yılki araştırmadan öğrendiklerimiz:

Doğru Sesli Asistanları Belirlemek

Günümüzde piyasada çok sayıda sesli asistanlar olmasına rağmen, Siri(Apple), Google Asistan ve Alexa(Amazon) üçlüsünün sırasıyla %36, %36 ve %25 pazar payıyla kullanıcıların büyük çoğunluğunu temsil ettiği sonucuna varılmıştır.

Araştırma, pazarlamacıların çalışmalarını bu üç sesli asistana odaklamaları tavsiye edilirken, her birinin de çok farklı algoritmalar kullandığını göz önünde bulundurarak, sesli SEO çalışmalarının etkili olması için bölümlere ayrılması gerekebileceğini belirtmektedir.

Sesli Asistanlar Artık Daha Akıllı

Sesli asistanların geliştiği ve şu anda her zamankinden daha fazla kullanıcıları anladıkları sonucu ortaya çıkmıştır. 12 ay önce sorulan soruların ortalama %35’i cevapsız kalırken, günümüzde bu ortalama %6,3’e kadar düşmüştür. Tüm bu gelişmelere rağmen asistanlar arasında da farklar olmaktadır. Google Asistan ve Siri tüm soruların %95 – %98’ini yanıtlarken, Alexa yalnızca soruların %67’sini yanıtlayabiliyor.

Sesli Arama Sonuçları Kaynağı Nereden Alınıyor?

Google sesli arama sonuçları kaynağını, yerel arama sonuçları listesinden almaktadır. Bu durum sesli arama sonuçlarını artırmak isteyen işletmelerin mevcut yerel SEO stratejilerine odaklanması gerektiği anlamına gelmektedir.

Siri arama sonuçları kaynağını Yelp’den almaktadır. Siri için sesli arama performansını iyileştirmek için, Yelp’te sürekli olarak olumlu yeni çevrimiçi yorumlar oluşturmanız, tüm yeni incelemelere yanıt vermeniz, işletmenizin doğru kategoride listelendiğinden ve optimize edilmiş bir işletme tanımına sahip olduğunuzdan emin olmanız gerekmektedir. Görsel yüklemek ve olabildiğince ayrıntılı bilgiler sağlamak gibi yaptığınız çalışmalar Yelp varlığınızı ve dolayısıyla Siri sesli arama performansınızı optimize edecektir.

Amazon’un Alexa sesli asistanı arama sonuçlarını Bing, Yelp ve Yext’ten almaktadır. Alexa, sesli arama sorgularının neredeyse dörtte birine yanıt vermediğinden yerel işletmeler için Sesli Arama Sıralama Faktörleri araştırması, Alexa için sesli SEO için ek zaman harcanmamasını önermektedir.

 

Pazarlamacıların Influencer Platformu veya Ajansı Seçerken Bilmesi Gerekenler

Influencer pazarlama endüstrisinin, Business Insider araştırmasına göre 2022 yılına kadar 15 milyar dolara varan bir değere ulaşacağı tahmin ediliyor.

Influencer pazarlama endüstrisinin devam eden büyümesi bazıları şaşırtabilir. Sonuçta, sektör son birkaç yıldır eleştirilere ve şüpheciliğe maruz kaldı. Bir taraftan Influencer’lar marka katılımını açıklamadıkları için ateş altına girdi diğer taraftan pazarlamacılar yatırım getirisini kanıtlamada zorluklar yaşadı.

Tüm bunlarla birlikte, aynı zamanda, stratejiye öncülük eden platformların büyümesi düşünüldüğünde, influencer pazarlamasının devam eden başarısı o kadar da şaşırtıcı değil. Temmuz 2018’e kadar bir milyardan fazla aktif kullanıcısı olan Instagram, marka pazarlamasının arkasındaki güç olmaya devam etmektedir.

Influencer pazarlamasının büyümesi ve gelişmesiyle ölçüm de stratejik bir hale geldi. Influencer Marketing Hub tarafından hazırlanan bir raporda, dönüşümlerin veya satışların, bir önceki yıla göre en az desteklenen bir metrik olmasına rağmen 2020’de en yaygın kullanılan ölçüm olduğunu belirtiyor. Bu durum, daha stratejik ve hedefe yönelik marka kampanyalarına geçişin altını çiziyor ve aynı zamanda sosyal ticaretin daha geniş bir şekilde büyümesinin bir göstergesidir.

Influencer pazarlama platformlarının ve ajansların sayısı 2017’den bu yana neredeyse üç katına çıktı.

Influencer pazarlama endüstrisinin popülerliği arttıkça, marka influencer stratejilerini destekleyen ve denetleyen platformlar ve ajansların yanı sıra markaların doğru influencerlarla bağlantı kurmasını sağlayan platformlar ve ajanslar da arttı.

Influencer ajans ve platform sayısının 2015 yılında – henüz emekleme döneminde iken – sadece 190 influencer ajans ve platform varken, Influencer Marketing Hub araştırmasında 2019 yılında 380 artarak toplamda 1120’ye yükseldiğini tespit etti.

Influencer pazarlama endüstrisi büyüdükçe doğru influencer ile çalışma ve düzenlenen kampanyaların nasıl etkin bir şekilde dış kaynaklardan alınacağı hakkında sorular ortaya çıkıyor.

Uygun bir çalışma modeline karar vermek

2015 yılında, işletmelerin büyük çoğunluğu influencerları şirket içinden belirledi ve yönetti. Influencer Intelligence’ın Rise of Influencers raporuna göre, markaların %78’i bunu şirket içinde yaptıklarını söylerken, sadece %14’ü influencer’ları belirlemek ve yönetmek için uzman bir ajans kullandıklarını söyledi.

2020’de bu oranlar çok fazla değişmiş görünmüyor. Influencer Marketing Hub’ın State of Influencer Marketing 2020 raporuna göre, ankete katılanların %78’inin influencer kampanyalarını şirket içinde yürüttüğünü, geri kalan %22’sinin influencer pazarlaması için ajansları veya yönetilen hizmetleri kullanmayı tercih ettiğini belirtiyor. Bu rapor, çoğu nispeten küçük işletmelerden olmak üzere 4000 marka temsilcisi ile anket yapılarak oluşturulduğu göz önüne alınırsa, işletmelerin kampanyalarını kendi bünyesinde yürütmeyi tercih ettikleri gibi bir sonuç ortaya çıkabilmektedir.

Daha düşük bütçeli küçük işletmeler, influencer pazarlaması harcamalarını doğrudan influencer’lara (ücretlerin pahalı olabileceği ajanslar yerine) tahsis etmelerini sağlayabileceğinden, kurum içinde kalmayı seçebilir. Bununla birlikte, doğru şirket içi yetenekleri seçmek, işe alma ve eğitim için ek harcama yaparak, bir şirketin dış kaynak kullanmamasından elde edebileceği herhangi bir tasarrufu potansiyel olarak ortadan kaldıracak şekilde maliyetli de olabilir.

Doğru çalışma modeline karar vermek aynı zamanda, sektöre de bağlıdır. Moda ve güzellik markaları genellikle kampanyalara kademeli bir yaklaşım benimsemektedir. Yıl boyunca farklı influencer’larla birden çok kampanya yürütüyor, bu da şirket içi bir stratejiden yararlanma olasılıklarının daha yüksek olduğu anlamına geliyor.

Influencer Pazarlama Platformlarının Faydaları (ve dikkate alınması gereken tuzaklar)

Influencer pazarlama yolculuğuna başlayan markalar için bir seçenek, influencer platformlarını kullanmaktır. Influencer Marketing Hub’ın anketine göre, katılımcıların %44’ü influender pazarlama kampanyalarını yürütmek için şirket içinde geliştirilen araçları kullanırken %40’ı üçüncü taraf influencer pazarlama platformlarını kullanıyor.

Bazı platformlar büyük ölçüde veri tabanı görevi görerek markaların influencer bulmasına ve onlarla bağlantı kurmasına olanak tanır – ayrıca ekiplerin veri ve analitiği daha derinlemesine incelemelerine de olanak tanır. Bu tür platformlar tipik olarak, seçilen influencer’ları daraltmak ve analiz etmek, ayrıca kampanyaları düzenlemek ve yürütmek için kurum içinden çok daha fazla kaynak kullanmayı gerektirmektedir.

Influencer Marketing Factory’nin kurucu ortağı ve CEO’su Alessandro Bogliari’ye göre markalar, platform yönetimindeki boşlukları denetleyecek bilgi ve kaynaklara sahip olmadıkları sürece bu tür influencer pazarlama platformlarına karşı dikkatli olmalıdır.

Bir influencer platformu çoğu zaman yeterli değildir, çünkü bu platformlar size veriler sunabilir – ancak söz konusu influencer pazarlaması söz konusu olduğunda veri her şey değildir. Influencer pazarlamada verilecek mesajı, hikaye anlatımını ve yaratıcılığın türünü de düşünmeniz gerekmektedir. Tüm bunların yanında sözleşmeler, telif hakları vb. de vardır. Takip etmeniz gereken o kadar çok detay vardır ki, böyle bir platform kullanacaksanız ve sektör hakkında çok fazla bilgiye sahip değilseniz sorunlarla karşılaşmanız muhtemeldir.

Tüm bu süreç oldukça karmaşıktır ve influencer pazarlama platformlarının her zaman kapsamadığı bir konudur. Markalar süreç içindeki boşlukları kendileri dolduracak bilgi veya süreçlere sahip değilse, kampanyalar etkisiz hale gelebilir ve hatta yasal sorunlara yol açabilir.

Influencer Pazarlama Ajansı Seçme Kriterleri

Influencer kampanyalarını bir ajansa tamamen dış kaynak olarak sunmanın birçok avantajı vardır. Bunlar, alanında uzmanlığın yanı sıra, incelenmiş influencer ağına anında erişim ve kampanya verilerinin analizinden oluşmaktadır. Genel olarak bir ajans veya influencer platformu kullanmak tüm süreci hızlandırabilir ve markaların doğru influencer ortaklıklarını kurmasını kolaylaştırabilir.

Peki markalar, sektördeki çok sayıda ajans arasından nasıl seçim yapıyor? Markalara göre kriterler farklılık gösterse de en çok iki kriter ön plana çıkmaktadır: bütçe ve nihai hedef.

Influencer platformları genellikle, markaların belirledikleri bütçeler ve hedefler doğrultusunda influencer’ları eleştirmektedir.

Bir ajans seçmeye gelince, ajansların tipik olarak çalıştığı influencer türlerini ve markanızla uyumlarını dikkate almak da önemlidir. Örneğin, markanız niş bir konuda daha küçük ve belirli bir kitleyi hedeflemek istiyorsa, üst düzey etkili yeteneklerle ortaklık kurmak etkisiz olabilir. Nano ve mikro influencer’lar – yani daha az takipçisi olan influencer’lar – son yıllarda popülerlik kazanmıştır. Nano influencer’lar, daha uygun mailyetli olma eğilimindedir ve tipik olarak daha derin ve daha organik etkileşim seviyeleri üretir.

Bazı ajanslar Instagram veya TikTok gibi belirli platformların yanı sıra e-ticaret gibi belirli sektörlere odaklanma eğiliminde olduğundan, düşünülmesi gereken bir başka kriter de sosyal kanallar veya trendlerdir.

Influencer Pazarlamadan Kim Sorumludur ve Influencer Pazarlama Gelecekte Nasıl Görünecek?

Influencer pazarlamanın işletme içindeki yeri sorgulandığında aklımıza ilk olarak PR ekipleri gelebilir. Ancak influencer pazarlama, genellikle pazarlama ve sosyal ekipler arasında iş birliğine dayalı bir çaba olarak görülüyor.

Geleneksel PR liderliğindeki influencer pazarlamasından ve elde edilen gösteriş metriklerinden çok uzaktayız. Influencer pazarlamasında her zaman verilerden başlıyoruz – influencer’ın geçmişte nasıl performans gösterdiğini bilmek istiyoruz. Takipçiler açısından inanılmaz sayılara sahip olabilirsiniz, ancak bu ortalama dönüşümlerle veya bir kitlenin belirli bir mesaj türüne nasıl yanıt verdiği verilerle aynı değildir.  Veriler elbette herhangi bir pazarlama stratejisi için anahtardır, ancak influencer pazarlamanın yıldızlarının gerçekliğine – ve gerçek takipçilerle ilişkilerine – dayandığı gerçeği, her zaman dikkate alınması gereken bir kriter olacaktır. Bu durum, stratejiyi bu kadar karmaşık ama bu kadar etkili kılan şeydir.

Sarah Penny, influencer pazarlamanın gelecekte, şu anda yaygın olarak tanınan influencer pazarlama potansiyeli ile 2020 ve sonrası yıllarda sektördeki dengeyi – özellikle veri odakli bir strateji ve insan yaklaşımın arasında – sağlayacağını öne sürüyor. Bu dengenin özgünlük ve şeffaflığa odaklanacağını da belirtiyor.

Influencer pazarlaması için platformlar veya ajansları kullanmamayı tercih eden şirketler, gelecekteki influencer pazarlamasındaki dengeyi sağlayabilmek için şirket içi bir influencer pazarlama uzmanına ihtiyaç duyacaktır.

E-Ticaret Sitelerinde Olması Gerekenler

E-ticaret sitelerinin kullanımı her geçen gün artmaktadır. 2019 yılı Türkiye’de e-ticaret %39 oranında büyüyerek 83,1 milyar TL’lik büyüklüğe ulaştı. Hal böyleyken, e-ticaret sitelerinin kullanım kolaylıklarını sağlayan elementleri araştırıp incelemeye aldık. Kullanışlı e-ticaret sitelerinde olan ve olması gereken elementleri sizler ve bu sektöre adım atmak isteyenler için derledik. Listemizde eksik veya hatalı olan bilgiler varsa yorumlarınızı bekliyoruz..

Not: Görselleri büyütmek için üzerine tıklayınız.

Durum Güncellemeleri ve Bilgilendirmeler

Bayramlar, kötü hava koşulları veya günümüzdeki pandemi gibi olaylar, fiyat veya teslimat gibi faktörleri etkileyebilir. Böyle durumlarda e-ticaret sitelerinin açılış sayfalarında bu bilgilendirme mesajlarını eklemek, müşterilere güven veren bir yöntemdir. Pandemi sürecinde bazı e-ticaret perakendecileri ana sayfalarına salgın nedeniyle yaşanabilecek aksaklıkları, aldıkları tedbirleri ekledi. Örneğin, Adidas, müşterilerine pandemi için aldıkları önlemler kapsamında teslimat sürelerinde gecikmeler yaşanabileceği konusunda bilgilendirme yapmaktadır. Nike ise, iade sürelerini uzattıklarını belirtmektedir.

Arama Kutusu

E-ticaret sitelerinin hemen hemen hepsinde arama kutusu vardır. Ancak arama kutusu, kullanıcılar tarafından görünür ve rahat erişilebilir olmalıdır. Bu da kullanıcılara görmek istedikleri ürünü hemen arama seçeneği sunmalıdır. Amazon, n11 gibi e-ticaret siteleri kullanıcıların aradıklarını daha hızlı bulmalarına yardımcı olan önerilen arama sonuçları sunmaktadır.

Kategori Bağlantıları

E-ticaret sitelerinin ana sayfalarına kategori bağlantılarının dahil edilmesi (örneğin, ‘kadın’,’erkek’ vb.) etkili olacaktır ve kullanıcıların aradıkları ürünlere daha kolay ulaşmasını sağlayacaktır. Bazı perakendeciler, kategori bağlantılarını alt menü şeklinde eklemenin yeterli olacağını varsayarak bundan kaçınmaktadır.

Ancak mobil kullanıcıları düşünürsek, kategorilerin alt menüde yer alması ulaşılmayı zorlaştıracak ve kullanıcının siteden ayrılmalarına neden olacaktır. Kategori bağlantılarının hem mobil hem masaüstü cihazlarda kolay erişilebilir olması kullanıcı deneyimini artıracaktır.

Yeni Bölümü

Bir e-ticaret sitesinin düzenli ziyaretçileri, belirli bir kategori yerine doğrudan “yeni” bölümüne gitme eğilimindedir. Bu bölümler düzenli olarak yenilenirken, bir bağlantı veya belirgin bir başlık veya görseller eklemek sadık müşterilere ekstra kolaylık sağlayacaktır.

Mağaza Bulucu

E-ticaret sitelerinde mağaza bulucu elementi çevrimiçi ziyaretçilerinizi çevrimdışı müşterileriniz olmasına yardımcı olacaktır. Ülkemizdeki e-ticaret sitelerinin hemen hemen hepsinde mağaza bulucu sitenin alt kısmında yer almaktadır. Fakat yurt dışındaki e-ticaret sitelerinde mağaza bulucu sitenin sağ üst köşesinde yer almaktadır. Mağaza bulucu bağlantılarının bir diğer faydası da, arama sıralamalarını iyileştirmeye ve değerli verileri toplamaya yardımcı olmasıdır.

İlham Verici İçerikler

Müşteriler, yeni ve popüler ürünlerin yanı sıra promosyonlar ve editoryal içerikleri de incelemekte ve araştırmaktadır. Beauty Bay sitesinin ana sayfası Mağaza ve Keşfet bölümleriyle güzel bir örnektir. Keşfet bölümünde ürünleriyle alakalı editoryal içerikler barındırmaktadır.

Valiz üreticisi Away, ana sayfasında ilgi çekici blog içerikleriyle, kendisini sadece valiz üreticisi olarak değil çıkılan/çıkılacak olan seyahatlerle de ilişkilendirmek istemektedir.

İlham Verici Görseller

E-ticarette yüksek kaliteli görseller çok önemlidir. Ana sayfada yer alan görseller, kullanıcıların ürünlerin nasıl göründüğünü görmelerine yardımcı olabilmektedir.

Dikkat çekici, büyük görseller, e-ticaret sitelerinin o kadar standart bir parçası haline geldi ki, Balneciaga’nın web site tasarımı bir istisna olarak karşımıza çıkmaktadır.

Teslimat Bilgileri

Teslimat, perakendeciler için önemli bir farklılaştırıcı etken olabilir, bu nedenle açıkça ve dikkat çekici bir şekilde iletilmesi önemlidir (özellikle ücretsiz teslimat veya 24 saatte teslimat gibi). Müşterilerin bu tarz bilgileri ana sayfada görmesi diğer e-ticaret sitelerinden farklılaşmanızı sağlayacaktır.

Uygulama Tanıtımı

Yapılan bir araştırmaya göre, perakende uygulama kullanımı 2016 yılından bu yana %50 arttı. Ancak müşterilerin ilk etapta uygulamayı indirmelerini sağlamak zor olacaktır, bu yüzden kullanıcıları cezbedecek fırsatlarla uygulamayı indirmelerini sağlamak akıllıca olacaktır. Ayrıca mobil kullanıcıların inceledikleri/satın aldıkları ürünleri analiz etmeye ve onlara kişiselleştirilmiş ürün tanıtımlarıyla satışlarını artırabileceklerdir.

Mevcut Teklifler veya İndirim Kodları

Teklifler ve indirimler yıl boyunca satışları artırmanın etkili bir yolu olmaya devam etmektedir. U.S. Polo Assn. ana sayfasında belirttiği seçili ürünlerde indirimler sunmakta özel kodlar ile sepette indirimler sağlamaktadır.

Google, Siyahlara Ait İşletmeleri Bulmayı Kolaylaştırıyor

Google, işletmelerin kendilerini Google Haritalar ve Arama listelerinde siyahlara ait olarak tanımlamalarına olanak sağlayan yeni bir özellik sunuyor.

Black Lives Matter protestolarının başlangıcından bu yana, tüketiciler siyahi işletme sahiplerine ve Black Community’ye desteklerini göstermek için daha fazla para harcamak istiyorlardı.

Google, siyahların sahip olduğu işletmelerin çevrimiçi aramalarında bir artış olduğunu gördü ve artık hem Google Haritalar’da hem de Google Arama’da siyahların sahip olduğu işletmeleri tanımlamayı kolaylaştırmak için çalışmalara başladı.

Google geçtiğimiz ay, işletmelerin kendilerini Siyahi olarak tanımlamasını sağlayan yeni bir özellik başlattığını duyurdu. Gerekli ayarlamalar yapıldıktan sonra, siyahlara ait işletmelerin arama listelerinde üç şeritli turuncu bir arkaplan logosu üzerinde siyah bir kalp gösterilecektir.

Siyah kalp logosu arama sonuçlarında ve Google Haritalar üzerinden gösterilecektir. Siyah kalp rozeti başvurusu yapmak için işletmelerin Google’da doğrulanması gerekmektedir. Google’ın işletmelerin gerçekten de siyahlara ait olup olmadığını nasıl doğrulamayı düşündükleri henüz belli değil.

Google’ın rakiplerinden biri olan Yelp’de 25 Mayıs – 10 Temmuz arasında siyahi işletmelerin 2,5 milyondan fazla aramaya sahip olduğunu ve bunun üzerine kendi siyahi rozetini tanıtmıştı.

Bu yeni özellik siyahi vatandaşların yoğun olarak yaşadığı ülkelerde etkinleştirilmiş gibi görünüyor. Ülkemizde siyahi vatandaşların sayıca az olması nedeniyle bu özellik ülkemizde kullanılamamaktadır.

Daha önce kadınlar tarafından yönetilen işletmeler için de benzer bir özellik eklenmişti.

UX İle Fonksiyonel Estetik Tasarım

Fonksiyonel estetik tasarım konsepti, projelerinizi tasarlarken harika UX (User Experience), kullanıcı deneyimi oluşturmaya nasıl yardımcı olur!

UX, bir kullanıcının bir üründen ne kadar memnuniyet duyduğunu ya da bu ürünü dijital ya da fiziksel bir ürün olarak tekrar kullanmak istediği düzeyi tanımlar.

Bazı UX tasarımcıları sadece estetik, bazıları ise sadece işlevsellik için çalışır. Hem işlevsellik hem de estetik içeren tasarım, eksiksiz bir kullanıcı deneyimi sağlar. Mükemmel bir kullanıcı deneyimi dört temel kavramdan oluşur; fayda, kullanılabilirlik, arzu edilebilirlik ve marka deneyimi.

Fayda

Kullanıcı deneyiminin temelinde fayda vardır. Fayda ve kullanılabilirlik arasında güçlü bir bağ vardır, ancak aynı şey değildir. Fayda tamamen ürünün veya özelliğin kullanışlılığı ve değeri ile ilgilidir. Kullanılabilirlik, faydaya ek olarak, verimliliği, öğrenilebilirliği ve memnuniyeti içermektedir. Bunlar bir ürünün kullanımını kolaylaştıran bazı temel kavramlardır.

Ürün tanıtımında vaat ettiği değere göre bir uygulama indirdiyseniz, ancak bir süre sonra kullanmayı bıraktıysanız, yüksek kullanılabilirlik ve düşük fayda sağlayan bir uygulama kullanmış olabilirsiniz.

Kullanıcıların bir sorununu şık bir şekilde çözmelerine yardımcı olan bir ürünün yüksek faydası vardır. Örneğin, Wikipedia’nın tek odak noktası doğrulanmış bilgileri paylaşmaktır. Ve o kadar fayda sağlıyor ki günlük aktif kullanıcı sayısı 500 milyon civarında. Wikipedia tasarımı istenen kadar estetik olmasa da yüksek fayda sağladığı görülüyor.

Peki ürünümüzün/ markamızın tam olarak faydalı olmasını nasıl sağlayabiliriz. Kendimize şu soruları sorarak başlayabiliriz:

  • Ürün/marka nihai kullanıcı için fayda sağlıyor mu?
  • Ürünün/markanın bir amacı var mı?
  • Ürün/marka kullanıcının ihtiyaçlarını karşılıyor mu? (Maliyet gibi faktörler de dahil)
  • Ürün/marka mevcut bir soruna çözüm getiriyor mu?

Fayda olmadan kullanıcı deneyimi eksik kalacaktır. Nihai kullanıcı kendisine fayda sağlamayan ürünü/markayı tercih etmektense, fayda sağlayacak rakip ürün/markayı tercih edecektir.

Kullanılabilirlik

Bir ürünün faydasını belirledikten sonra, erişim kolaylığı ve kullanım kolaylığını geliştirmeye odaklanmalısınız.

Kullanılabilirlik, kullanıcı arayüzlerinin ne kadar kolay kullanılacağını değerlendiren bir kalite parametresidir. Belirli kullanıcıların belirli ortamlarda belirli hedeflere ulaşmalarının etkililiği, verimliliği ve memnuniyeti ile ilgilidir.

Gün içerisinde birçok online bankacılık uygulamaları, veri analiz araçları, sosyal medya araçları kullanıyoruz. Bunların çoğu hoş görünmeyen kullanıcı arayüzlerine sahip, ancak bunları her gün kullanıyoruz. Neden? Çünkü önemli kullanılabilirlik sorunları yok.

Kullanılabilirlik beş temel bileşenden oluşur:

  1. Öğrenilebilirlik – ürünü ilk kez kullanan bir kullanıcının işlevselliğini tanımasının ne kadar kolay olduğunu ifade eder.
  2. Verimlilik – ürün arayüzüne aşina olduktan sonra, kullanıcının görevlerini yerine getirmesi ne kadar kolay?
  3. Hatırlanabilirlik – Kullanıcılar ürünü uzun bir aradan sonra tekrar kullanmaya başladığında ne kadar iyi kullanabiliyor?
  4. Hatalar – Kullanıcılar ürünü kullanırken karşılaştığı hataların sıklığına ve yoğunluğuna dikkat edin. Kullanımı kolaylaştırmak için bu hatalara mümkün olan en basit çözümler getirin.
  5. Memnuniyet – kullanıcı için ürünü kullanmaktan ne kadar memnun olduğunu kısa anketler ile ölçün.

Kullanışlı bir üründe olması gereken iki şey; kullanımının kolay ve çabuk öğrenilebilir olması ve hatırlanabilir yani uzun bir aradan sonra kullanmaya tekrar başlayan kullanıcının ürünü kullanmakta zorlanmamasıdır.

Arzu Edilebilirlik

Herhangi bir ürün kategorisinde, aynı kitlenin dikkatini çekmek için mücadele eden birden çok rakip vardır. Pazardaki ürünlerin fayda ve kullanılabilirlik testinden geçtiği kesindir. Peki ürününüzü diğerlerinden ayıran özellik nedir? Arzu edilebilirlik.

iPhone’a bakalım. 2007’de ilk iPhone piyasaya sürüldüğünde, dünya cep telefonu kavramına aşinaydı. Pazarda BlackBerry, Nokia ve Motorola gibi büyük oyuncular vardı. Ancak, iPhone bu rakipler arasında sadece dikkat çekmekle kalmadı, aynı zamanda kullanıcıları için Premium bir ayrıcalık vaat etti. Apple arzu edilebilirlik açısından diğer markaların bir adım önüne geçti. Çünkü Apple, ürünleriyle kullanıcıları arasında duygusal bir bağ kurdu. iPhone sadece akıllı bir iş telefonu değil, güçlü bir kişisel cihaz olarak tasarlanmıştı. Böylece milyonlarca potansiyel kullanıcıların duygularına dokunmayı başardı.

Duygular, bir ürünün algılanması ve kullanılmasında önemli bir rol oynar. Kullanıcıların duygusal ihtiyaçlarını ve onları motive edecek araçları anlamanız gerekir. Kullanıcıların duygularını anlayarak onlar için duygusal bir model geliştirerek arzu edilebilirlik elde edilebilir.

Marka Deneyimi

Yukarıdaki tüm kavramların stratejik olarak kullanımı, olumlu bir marka deneyiminin şekillenmesine yol açmaktadır. Genel olarak, marka deneyimi UX tasarımcısının kontrolünde değildir. Marka deneyimi karmaşık bir şekilde arzu edilebilirlikle bağlantılıdır. Genellikle kullanıcının ürünü veya markayı bir bütün olarak algılamasıyla ilgilidir. Bu nedenle ürünün piyasaya sunulmasından önce ve sonra marka deneyimini sürdürmek için sürekli bir çaba gösterilmektedir.

Özetle;

  • Kullanılabilirlik, iyi bir UX oluşturmak için gereken minimum koşuldur.
  • Arzu edilebilirlik, harika bir ürünü iyi olandan ayıran şeydir.
  • Fayda, önemlidir ancak tasarım başlamadan önce incelenmesi gerekir.
  • Marka deneyimi, marka ve pazarlama ekipleriyle işbirliği içinde uygulanması gereken bütüncül bir stratejidir.

Son olarak,

Estetik ve hoş arayüzler, ürünün algılanan değerini büyük ölçüde artmasına yardımcı olur, ancak görsel çekicilik uzun vadeli benimsenmeyi garanti etmez.

Peki, estetik ve hoş arayüz işlevsellikten daha mı önemlidir? Ya da bir ürünün uyumu, görünüşünden daha mı önemlidir?

Bize göre, her ikisi de eşit derecede önemlidir. güzel bir arayüz ürünün benimsenmesini kolaylaştırırken, işlevsellik uzun vadede başarı sağlayacaktır. Her ikisi bir araya geldiğinde, kullanıcı deneyimi tamamlanmış olur.

İçerik Pazarlama İle Çevrimiçi Varlığınızı Nasıl Arttırırsınız?

İçerik pazarlaması, bloglar, videolar ve sosyal medya yayınları dahil olmak üzere çevrimiçi materyallerin hazırlanması ve paylaşılması ile ilgilidir.

Çevrimiçi pazarlama, popüler inanışın aksine, markanın neyle ilgili olduğundan fazla temelinde bir şirketin ürün veya hizmetlerine ilgi duymayı amaçlamaktadır.

İçerik pazarlaması, marka itibarını artırmaya yardımcı olabileceği için her işletme için hayati önem taşımaktadır. Şirketiniz ve müşterileriniz arasında iyi bir ilişki kurmanıza yardımcı olabilir. Daha da önemlisi, yeni potansiyel müşteriler kazandırabilir. Bu nedenle daha fazla gelir elde etmek için bir şansınız olur.

İçerik pazarlamasının önemi hakkında bazı soru işaretleriniz varsa, burada size bazı verilere göz atmanızı tavsiye ederim.

  • İçerik pazarlamasına sahip web siteleri, olmayanlara göre 7,8 kat daha fazla benzersiz site trafiği oluşturuyor ().
  • İçerik pazarlaması geleneksel pazarlamaya göre %62 daha ucuzdur. Ayrıca geleneksel pazarlamaya kıyasla üç kat daha fazla satış oluşturur.
  • İçerik pazarlamasını kullananlar diğerlerine oranla altı kat daha iyi dönüşüm oranlarına sahiptirler.

Yukarıdaki verileri inceledikten sonra içerik pazarlamasının avantajlarını fark etmişsinizdir. İçerik pazarlamasının birçok avantajından yararlanmak istiyorsanız, çevrimiçi varlığınızı arttırmanıza yardımcı olabilecek önerilerimizi deneyebilirsiniz.

Blog Yazın

Online pazarlama stratejilerinin hepsinde blog yazmanın önemi bahsedilir – ama birçok kişi önemsemez. Blog yazmanın işe yaraması için bir planınızın olması gerekir. Bu planda blog yazılarınızın yayınlanacağı zaman aralıklarının belirlenmesinden, içeriğinizin başlığına kadar bütün ayrıntıları dikkatli ve titizlikle belirlemeniz gerekmektedir. Bununla birlikte orijinal, yüksek kaliteli içerik sunan bir blog oluşturmanız gerekir ki, daha fazla ziyaretçi çekebilesiniz. En önemlisi ise, içeriğinizin işinizle alakalı olması gerekir.

İçeriğinizi Kişiselleştirin

Özgün, kaliteli içerik oluşturuyorsunuz fakat ziyaretçi sayınızda bir artış görmüyorsunuz. Burada dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta var. İçeriği hedef kitlenize göre kişiselleştirmek. Hedef kitlenizin dikkatini çekecek bir içerik oluşturmanız gerekiyor. Hedef kitleniz, hangi konulara ilgi duyuyor? Ne tür içerikler ile zamanlarını geçiriyorlar? Video içerikler mi daha fazla takip ediliyor, yoksa metin içerikler mi takip ediliyor? Tüm bunların analizlerinin yapılması sonucu, artık siz de hedef kitlenize uygun, hedef kitlenize özel içerikler oluşturmaya başlayabilirsiniz. Bu içerikleri harekete geçirici mesajlar ve kişiselleştirilmiş görseller, videolar ile oluşturarak hazırlayabilirsiniz.

Uzmanlardan Yardım Alın

Yukarıda bahsedildiği gibi blog yazma, içeriği pazarlamak için iyi bir seçenektir. Bununla birlikte, blog içerikleriniz aracılığıyla gelen ziyaretçi avantajlarından da yararlanmalısınız.

Çevrimiçi varlığınızı daha da güçlendirmek istiyorsanız, blog sitenize konu hakkındaki uzmanların yayın göndermesine izin vermelisiniz. Alanlarında uzman olan kişilerin blog sitenizde içerik yayınlaması, markanızın güvenini ve otoritesini artırmaya yardımcı olabilirler.

Uzman blog yayınları ile ilgili diğer önemli şey de, tanıtımların kolay olmasıdır. Tek yapmanız gereken sosyal medya platformlarından paylaşım yapmak. İçeriğinizin bir uzman tarafından oluşturulması, birçok insanın onu yeniden paylaşma ihtimalinin yüksek olmasını sağlayacaktır.

İçeriğin bir uzman tarafından oluşturulmasının bir avantajı da SEO’dur. Oluşturulan içerik çok sayıda geri dönüş alacağından yayınınızın diğer ilgili bloglar tarafından referans gösterilmesidir.

Sosyal Medyada Bulunun

Günümüzde 3 milyardan fazla insan sosyal medya kullanırken, işletmelerin bu platformlarda yer almaması abesle iştigal olurdu. Böyle bir web trafiğini çekmek ve çevrimiçi varlık oluşturmak için sosyal medya platformlarında bulunmak harika bir yol.

Sosyal medya platformlarının en güzel yanı, marka itibarını oluşturmanıza yardımcı olmalarıdır. Birçok kişi web sitelerini, sosyal medya platformlarını markaları araştırmak için kullanıyor.

Örneğin, potansiyel müşteriler Facebook’ta 5 yıldızlı bir dereceye sahip olduğunuzu görürse, ürünlerinizi veya hizmetlerinizi satın almaya daha ikna olurlar.

Influencer Pazarlamayı Deneyin

Sosyal medyadan bahsetmişken, birçok Influencer’ın içeriklerini her gün görüntüleyen milyonlarca takipçisi var. Influencer pazarlamaya başlayarak bu rakamlardan yararlanabilirsiniz. Örneğin, bir güzellik gurusundan kozmetik ürünlerinizi tanıtmasını isteyebilirsiniz.

Influencer pazarlama, çevrimiçi varlığınızı güven içinde oluşturmanıza yardımcı olacaktır. Bir Influencer’ın milyonlarca takipçisinin en az %10’unun dikkatini çekebilirseniz, bu size en az yüzbinlerce dönüşüm alacağınız anlamına gelecektir.

 

E-posta Pazarlamasını Kullanın

Müşterilerinize doğrudan ulaşmak istiyorsanız, e-posta pazarlamasına odaklanmalısınız. Araştırmalar, 2022 yılında yaklaşık 4,3 milyar e-posta kullanıcısı olacağını gösteriyor (bkz).

E-posta göndermek kolay olsa da dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. kişiselleştirilmiş içerikler çevrimiçi varlığınızı büyütmenin anahtarıdır. E-postalarınıza müşterinizin/takipçinizin adını konu satırında ve selamlamada kullanmayı bir norm haline getirin.

Potansiyel müşterilerinizin abonelikten çıkmasını istemiyorsanız, e-postalarınızı spam klasörüne düşmesinden kaçınmalısınız. Çoğu firma artık e-postalarında, kullanıcıların istedikleri zaman abonelikten çıkmalarını sağlayacak bağlantılar eklemektedirler. Siz de böyle bir seçenek ile kontrolün tamamen müşterilerinizde olduğunu belirtebilirsiniz.

Son olarak;

İçerik pazarlaması, çevrimiçi varlığınızı büyütmenin en iyi ve ucuz yollarından birisidir. Yukarıdaki tavsiyeleri izlediğiniz sürece, daha fazla trafik ve dönüşüm oranına sahip olabilirsiniz.

La Casa de Papel Karakterleri Dijital Pazarlama Profesyonelleri Olsaydı!

Karantina döneminde Netflix’de ilk on arasında olan hangi diziler var merak edip araştırmıştım. Her 10 kişiden 8’i La Casa de Papel’i tavsiye ediyor. İzlememiş olsanız bile, bu dizinin adını ve ne hakkında olduğunu duymuş olmalısınız.

Biz yine de duymayanlar için biraz bilgi verelim. La Casa de Papel, İspanya Kraliyet Darphanesi ve İspanya Merkez Bankası’nda şimdiye kadar en iyi, en stratejik ve akıllı bir soygunu konu almıştır. Darphane soygununu Profesör lakaplı gizemli bir karakter ilmek ilmek işliyor. Her aşaması dahiyane bir şekilde planlanmış bu soygun için profesör, kendi alanlarında isim yapmış adamlardan ve kadınlardan oluşan bir ekip oluşturuyor.

Kulağa ilginç geliyor mu? Şimdi soygun ekibinin her zaman çok meşgul olan dijital pazarlama ekibinin bir parçası olsaydı hangi karakterlerin hangi pozisyonlarda olabileceğini inceleyelim.

#1. Dijital Pazarlama Yöneticisi

Dijital Pazarlama bir dizi bileşenden oluşur ve bu yönetici, ekibinde çalışan uzmanları denetlemek veya kendi başına farklı görevleri yürütmekle yükümlüdür. Bu pozisyon için ideal aday Profesör’dür.

#2. Dijital Pazarlama Analisti

Dijital Pazarlama Analisti, istatistikleri analiz etmekten ve firmanın online pazarlama faaliyetlerini iyileştirme yollarını aramaktan sorumlu olan kişidir. Palermo karakteri ikinci soygun planının arkasındaki beyindi. Onun keskin zekâsı dijital pazarlama ekibine kesinlikle bir değer katabilir. Bu pozisyon için adayımız Palermo.

#3. Sosyal Medya Yöneticisi

Tutkulu, asi ve mantıklı – Yaratıcılıkla iç içe olan bu üç özellik, ideal bir sosyal medya yöneticisi için gerekli şeylerdir. Tokyo, bu pozisyon için biçilmiş bir kaftan!

#4. İçerik Yöneticisi / Metin Yazarı

Profesör, gösteriyi sahnenin arkasından yöneten kişi olabilir, ancak aslında işleri yapan çoğunlukla Nairobi’dir. İşlerin zamanında teslim edilmesini sağlayan, içeriğin oluşturulması ve geliştirilmesini sağlayan kişidir. Bloglar, sosyal medya, e-posta pazarlaması ve diğer dijital pazarlama araçları için yaratıcı içerik fikirleri oluşturan ve geliştirilmesini sağlayan içerik yöneticisi / metin yazarı tam olarak bunu yapar. Bu pozisyon için adayımız Nairobi.

#5. SEO Uzmanı

Ekibin talimatlarını kimler takip ediyor ve en önemli faaliyetlerden biri olan dijital pazarlama ekibini kimler destekliyor? Tabi ki de SEO uzmanı – web sitesini Google’da sıralayan kişi. Yetkili insanlara etkili bir şekilde itaat eden ve kritik operasyonları yürüten, görevine sadık olan Helsinki, aradığımız pozisyon için en uygun karakter.

#6. Web Tasarımcı

Rio mükemmel bir hacker ve bir web sitesi kodlamak veya tasarlamak onun için çocuk oyuncağı olabilir. Bu yeteneği onu mükemmel bir teknik destek ve bir web tasarımcısı olarak çalıştırmak için en iyisi yapar.

#7. PPC Yöneticisi

Hızlı, analitik ve net olmak – Bunlar PPC Yöneticisinin sahip olması gereken niteliklerdir. Dijital pazarlama ekibi, tıklama oranları, gösterim oranları ve dönüşümlerden en iyi şekilde yararlanabilmek için bu kişiye bağlıdır. Bu görev için Berlin’den başka kimseyi düşünemiyorum.

#8. Müşteri Destek Sorumlusu

Denver ekipteki en akıllı kişi olmayabilir, ancak saf ve temiz olması rolünü devam ettirmesi önemlidir. Rehineler ile kolayca empati kurabilmesi ve rehine-soyguncu arasındaki boşluğu kapatabilmesi nedeniyle bu görevi kendisine layık gördük.

#9. Grafik Tasarımcı / İllüstratör

Hayali bir dijital pazarlama ekibini dizideki karakterlerle oluşturmaya çalıştık. Grafik Tasarımcı / İllüstratör görevini ise, eserleriyle ölümsüz olan Salvador Dali’den başkasını düşünemezdim. Direniş, yaratıcılık ve zekanın mükemmel bir sembolü ile Profesör’e ilham veren kişi odur. Ayrıca bize de ilham oluşturan Salvador Dali’yi grafik tasarımcı/illüstratör görevinin başına getiriyoruz.

 

Karakterlere verilen bu pozisyonları değerlendirmenizi varsa düzeltmelerinizi veya eklemelerinizi yorum yaparak belirtebilirsiniz.

Coronavirus Dijital Pazarlama ve E-Ticaret Endüstrisini Nasıl Etkileyecek?

Bu sene Coronavirus pandemisi nedeniyle geniş ailelerimizle sevinçli ve heyecanlı geçen Ramazan Bayramı’nı evlerimizde kutlayacağız. Türkiye’de normale dönüş eylemleri başlamış olsa da T.C Sağlık Bakanlığı insanları temkinli olmaya davet ediyor ve salgının bulaş hızını azaltmak için alınan sokağa çıkma yasağı bu bayram uygulanmaya devam edecek.

Coronavirus’ten sadece özel günler ve bayramlar değil, günlük yaşam içerisindeki olan pazarlama ve e-ticareti yönlendiren, gelişmesine katkıda bulunan birçok etkinlikte ertelendi veya iptal edildi. Dünya genelinde yapılan olimpiyat etkinlikleri, futbol etkinlikleri hatta düğünler de Coronavirus’ten etkilendi.

2020 yılı pazarlamanın damgasını vuracak bir yıl olması beklenirken, virüs nedeniyle beklentiler hayal kırıklığına uğradı. Tedarik zincirleri küresel olarak kesintiye uğradı ve üretim azaldı veya durduruldu. Hal böyleyken firmalar neden pazarlamaya ihtiyaç duysun? Dünya Reklamverenler Federasyonu, çok uluslu şirketlerin %89’unun COVID-19 nedeniyle reklam harcamalarını durdurduğunu bildirdi.

Bu dönemde e-ticaret endüstrisi gelişme gösterse de, tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklardan ve yaşanan ürün eksikliğinden dolayı gelişim hızı oldukça düşüktür. Çin’den ithal edilen mallara bağlı olan Amazon satıcıları, stokları bittiğinde satışların düştüğünü belirtti.

Google, Facebook ve Microsoft gibi büyük teknoloji şirketleri 2020 hedeflerine ulaşamayacaklarını tahmin ediyorlar. Durum can sıkıcı ve Dünya Sağlık Örgütü yaşana bu yeni gerçekliğe uyum sağlamak için yeni kurallar yayınlasa bile işletmeler etkilenmeye devam ediyor.

Bu yazımızda, Coronavirus’ün dijital pazarlama ve e-ticaret endüstrisi üzerindeki etkisini ve işinizin bu etkiyi nasıl azaltabileceğini tartışıyoruz.

Coronavirus ve Korku

Coronavirus ortaya çıktığı ilk günden itibaren insanlar üzerinde bir korku oluşturdu. Çin, Ocak ayında Wuhan şehrini karantina aldığından beri, insanlar savaş benzeri bir histeri yaşıyorlar. Virüs korkusu sadece stok yapma gibi tüketici davranışlarına değil aynı zamanda  uluslararası borsalara da yansımıştır.

Hepimiz biliyoruz ki borsalarda yaşanan düşüş eğilimi tüm ekonomiyi etkiliyor; hem alıcıları hem de tedarikçileri. Korku kaynaklı bu belirsizlik tedarik zincirlerini etkiliyor ve iş operasyonlarını engelliyor. Piyasadaki ürün veya malların azalmasıyla yapılan harcamalarda ve üretimde de büyük bir belirsizlik yaşanıyor.

Şimdi Coronavirus’ün dijital pazarlama ve e-ticareti nasıl etkilediğini inceleyelim:

Dijital Pazarlamaya Etkisi

Öncelikle şu durumu kabullenelim. Coronavirus yayılımı yavaşlasa veya ortadan kalksa bile, işletmelerin yakın zaman içinde normale dönemeyecek. COVID19 sonrası oluşturulacak yeni normalde şirketler maruz kaldıkları zararları telafi etmek zorunda kalacaklar. Ekonomistler, COVID19 öncesi durum tekrar oluşturulana kadar yıllar sürecek mücadele ve durgunluk dönemi yaşanacağını tahmin ediyorlar.

Özellikle, Coronavirus pandemisine bağlı olarak dijital pazarlama üzerinde aşağıdaki etkilere tanık olabiliriz:

Konferanslar ve Etkinlikler İptal Edildi

Hükümetlerin uyguladığı karantina süreçleri boyunca pazarlama etkinlikleri ve konferanslar tüm dünyada ertelendi. Örnek vermek gerekirse, Facebook artık F8 Developer Konferansı artık yapılmayacak. Ayrıca Avrupa Reklam Haftası konferans tarihlerini Eylül ayına erteledi. Adobe’nin düzenlediği zirve ise web seminerleri aracılığıyla online bir etkinlik olarak düzenleniyor.

Etkinliklerin çevrimiçi ortamlarda devam etmesi Coronavirus’ün etkilerinden birisidir. Önümüzdeki günlerde, dijital kanallar üzerinden içeriğe ve web seminerleri aracılığıyla online müşteri oluşturmaya büyük bir önem verilecektir.

Organik Trafikte Azalma

Küresel istatistikleri incelediğinizde dikkatinizi çeken ilk şey, Coronavirus başladığından beri çoğu işletmenin organik trafiklerinin azaldığı olacaktır. SEO açısından çoğu sektör için tüketici trafiğinde önemli bir düşüş yaşandığı da görülmüştür.

Organik trafik açısından salgından tek yararlanan medya ve haber sektörüdür. İnsanlar Coronavirus, politika ve ekonomiyle alakalı herhangi bir gelişmeyi kaçırmak istemediklerinden, haberlere ve sosyal medyaya her zamankinden daha fazla ilgi duymaya başlamışlardır.

Diğer yandan özellikle seyehat, eğlence, turizm ve gıda sektörleri olmak üzere diğer endüstriler önemli bir darbe aldı. İnsanlar bu işletmelerin, hatta online olarak faaliyet gösteren işletmelerin dahi sitelerini daha az ziyaret etme eğiliminde olmuşlardır.

Dijital Pazarlamaya Bazı Olumlu Etkileri

Coronavirus, dijital pazarlama açısından karmaşık bir durumdur. Bir taraftan markalar dijital pazarlama harcamalarını azaltırken, diğer yandan e-ticareti, e-öğrenmeyi, online iletişimi ve online çalışmayı kolaylaştırmak için dijital platformlara daha fazla yatırım yapmaktadırlar.

Yakın temasla yayılan bulaşıcı bir hastalık olan Coronavirus, dijital pazarlamayı temas tehdidi olmadan etkileşimde olmanın kusursuz bir yolu haline getirdi. Dolayısıyla, dijital pazarlama ajanslarına işlerini büyütmeleri ve güçlü müşteri ilişkileri kurmaları için yeni fırsatlar oluşturdu.

Coronavirus döneminde firmaların reklam harcamaları, ticari faaliyetlerin azalmasından etkilenecek olsa da, geleneksel pazarlama bütçeleri dijital pazarlama araçlarına aktarabilirler ve tüketici etkileşimlerini dijital kanallar aracılığıyla sürdürebilirler.

Sosyal Medya Kullanımı Büyük Oranda Arttı

Pandemi nedeniyle insanlar vakitlerinin büyük bir bölümünü sosyal medya kanallarında harcıyorlar. Tüketicilerin büyük bir bölümü online iken, firmaların sadece fiziksel ortamlarda bulunması biraz garip olurdu. Bu nedenle sosyal medya kanallarında bulunmayan firmaların bu kanallara kendilerini adapte etmeleri ve stratejiler geliştirmeleri gerekmektedir. Neden mi? Çünkü Facebook istatistikleri, aktif kullanıcılarının Coronavirus nedeniyle %11 oranında arttığını gösteriyor. Instagram, Türkiye’de kullanılmasa da- küçük firmaların online olarak sipariş vermelerine imkân sundu. Google, yine Türkiye’de şu an için aktif olmasa da- alışveriş listeleme özelliğini ücretsiz hale getirdi. bkz.

Uzaktan Çalışma

Küçük işletmelerden çok uluslu şirketlere kadar çoğu şirket, çalışanlarının evden çalışmalarına izin vermektedir. Aslında hastalığın yayılmasını önlemek için evden çalışmalarına izin vermekten başka çareleri de yoktu.

Uzaktan çalışma oranlarının artması, dijital pazarlamacılar için yeni fırsatları da beraberinde getirdi; Zoom, Slack ve Microsoft Team gibi uzaktan çalışma için uygun platformların kullanımı artarken yeni platformlarda ortaya çıkmaktadır.

E-Ticaret Üzerindeki Etkisi

İnsanlar alışverişe çıkamadıkları için online alışverişe yöneldiler. Tüketici mallarına yönelik online talep, Coronavirus öncesi dönem ile karşılaştırıldığında önemli ölçüde artmıştır. E-ticaretteki artış göz önüne alındığında, yerel KOBİ’ler dahi e-ticaret siteleri oluşturmaya veya e-ticaret platformlarında (n11, hepsiburada vb.) faaliyet göstermeye başlamıştır. E-ticarette yaşanan artış dijital pazarlama uzmanlarına olan ihtiyacı da artırmıştır.

E-ticaret kullanımının birden artması beraberinde tedarik sorununu beraberinde getirmiştir. Tedarik zincirlerinin salgın durumuna hazırlıksız olması teslimat sürelerinin gecikmesine neden olmuştur. Amazon bile, ürünler depolarına ulaşamadığından teslimatta gecikmeler yaşanmaktadır. Peki bu durum e-ticaret için ne anlama geliyor?

  • Tüketici davranışları değişiyor, insanlar sadece ihtiyacı olan ürünleri sipariş verecekler,
  • Lüks eşyalara yapılan harcamalar azalıyor,
  • Eğlence, turizm, seyahat ve diğer sektörlerdeki e-ticaret perakendecileri satışlarında ciddi bir düşüş görecek,
  • Bebek ürünleri, sağlık ürünleri, evcil hayvan gereçleri ve kişisel bakım/hijyen ürünlerinde online talepte artış yaşanacak.

Tüm bunları ve sizin gözlemlerinizi dikkate alarak yeni stratejiler geliştirebilir ve Coronavirus’ten en az hasarla kurtulabilirsiniz.

Google Ads Güncellemesi: Kimlik Doğrulaması Artık Zorunlu

Google, artık tüm dünyada Google Ads kullanan reklamverenlerin kimlik doğrulaması yapmalarının zorunlu olduğunu açıkladı. Doğrulamanın gerekliliği birçok reklamveren için bir sürpriz olarak karşılansa da aslında bu Google’ın 2018 politika güncellemelerinin bir uzantısıdır.

ABD’deki ara seçimler sırasında Google, seçim reklamları yayınlamak isteyen kişi ve kuruluşların öncelikle kimliklerini doğrulamaları gerektiğini duyurdu. Bu karar, kullanıcılar için şeffaflığı artırmak ve hedeflenen politik reklamların nereden ve kim tarafından oluşturulduğunu bildirmek amacıyla verildi ve o günden itibaren dünya çapında 30’dan fazla ülkeye yayıldı.

Peki kullanıcılar için iyi bir haber olan şeffaflık, işletmeler için iyi bir haber mi? Kararı size bırakıyoruz.

Google Reklamverenleri Neden Doğrulamak İstiyor?

Ürün Yönetimi Müdürü John Canfield “Kullanıcılarımıza platformlarımızda gördükleri dijital reklamlar konusunda şeffaflık, seçim ve kontrol sağlamayı taahhüt ediyoruz” cümlesiyle Google Ads’te kimlik doğrulamanın gerektiğini belirtti.

Google’ın şimdiye kadar gerçekleştirdiği değişikliklerde olduğu gibi, bu değişiklik de kullanıcı deneyimini geliştirmek adına olduğuna inanıyoruz. Alınan bu kararla kullanıcıların reklamları kimin yaptığının yanı sıra, karşılaşmak istemedikleri reklamları reddetme seçeneği de sunmaktadır.

Google’a reklamverenler tarafından verilen bilgilere reklamların yanındaki küçük oku tıklayarak görüntüleyebilirsiniz.  Kullanıcılar bu bilgileri inceledikten sonra, işletme, kuruluş veya kişiden reklam görmek istemezse bir düğmeyle bunu yapabilecektir.

Doğrulama Süreci Nasıl Olacak?

Google’ın açıklamasında, güncellemeyi bu yaza kadar ABD’de uygulanacağını ve yakın zamanda da tüm dünyada kullanılabileceğini belirtti. Tüm Google Ads hesapları için doğrulamanın tamamlanmasının yaklaşık iki yıl alacağını tahmin ediliyor.

Google, doğrulama gerektiren herhangi bir reklamverene bildirim gönderiyor. Sahip olunan Google Ads hesabının türüne bağlı olarak kimliğinizi veya bağlı olduğunuz şirketinizin kimliğini doğrulamak için birtakım belgeleri sunmanız istenebilir.

Bireysel bir Google Ads hesabınız var ve şirket olarak kimliğinizi doğrulamanız gerekiyorsa, Google, platformlarında reklam yayınlamanıza devam etmek için yeni bir hesap oluşturmanızı öneriyor (Google Ads hesap türünüzü değiştiremeyeceğiniz için).

Google, doğrulama sürecinde istenen belgeleri ilk talepten sonraki 30 gün içinde göndermenizi isteyecek. Belgelerin gönderilmemesi, Google platformlarındaki tüm reklamların durdurulmasına neden olacaktır. Ayrıca doğrulama sürecinde yanlış veya eksik bilgi sunan kişi veya kuruluşların hesapları askıya alınacak veya faaliyetleri durdurulacaktır.

Google, her bir hesapla ilişkili mail adresine bir doğrulama e-mail gönderecek. Hesap sahibinin, adını, adresini, ülkesini, bir işletme hesabıysa işletme bilgilerini doğrulayacak belge/belgeler sunması istenecektir. Doğrulama e-mailinden sonra hesap sahibinin aynı belge/belgeleri Google Ads hesaplarına da göndererek hesap içi doğrulama gerçekleştirmeleri gerekmektedir.

Birden fazla hesabı yöneten Google iş ortakları, yönettikleri her bir hesap için ayrı ayrı doğrulama işlemini yapmaları gerekmektedir. Kimliklerini doğrulamak için yanlış bilgi vermek veya kendilerini yanlış tanıtmaya çalışan işletmeler / reklam ajansları Google Ads hesaplarının askıya alınmasına neden olacaktır.

Sonuç Olarak..

Yapılan bu güncelleme, kullanıcıları istenmeyen reklamlardan korumak içindir. Ancak reklamverenler için hem olumlu hem de olumsuz yönleri bulunmaktadır. Tıklama Başına Maliyet reklamları veren reklamverenler için bu güncelleme, kullanıcıların reklamları engellemeleri durumunda ekstra maliyetler getirecektir. Diğer taraftan reklam kampanyalarında yapılacak doğru hedeflemeler ile reklamverenlerin doğru kullanıcılara ulaşmasına ve boşa harcanan reklam maliyetlerinin azalmasına da yardımcı olacaktır.

Her Adımda Yanınızdayız

Fikirleri değere, projeleri gerçeğe dönüştürüyoruz.

Yeni Mh. Mustafa Kemal Paşa Cd.
Erden Sitesi F Blok Kat:3 Daire:5
Akşehir / KONYA

iletisim@mustafakemaloz.com

© 2026 mCreative®
contact-section