Welcome to our Blog

THE DAILY POST

READ OUR BLOG

Markaların Artırılmış Gerçeklik Deneyimleri

Küresel artırılmış gerçeklik pazarının 2021’de 6,12 milyar dolar büyümesiyle, 2028’de bu pazarın 97,76 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Şirketlerin dijital platformlar aracılığıyla müşteri ilişkilerini derinleştirme ihtiyacının artması ve yaşanan COVID-19 salgını, artırılmış gerçeklik yatırımlarını hızlandırdı.

Artırılmış gerçeklik, pazarlama açısından markaların benzersiz ve sürükleyici dijital deneyimler sunmasına olanak tanımaktadır. Hangi markaların artırılmış gerçeklik tabanlı deneyimler gerçekleştirdiklerini ve neler başardıklarını sizler için inceledik.

  1. Walmart

Walmart, Ekim 2020’de geliştirmiş olduğu yeni teknolojiyi (tüm mağazaları hem fiziksel alışveriş noktaları hem de çevrimiçi sipariş karşılama merkezleri haline getirmek) test etmek amacıyla dört fiziksel perakende mağazasını “test mağazalarına” dönüştüreceğini duyurmuştu. Yapılan çalışmayla:

  • Mağazalarda bulunan her ürünün çevrimiçi ortama aktarılarak mağaza ve çevrimiçi ortamda ürüne ulaşımı kolaylaştırmaktadır.
  • Çalışanlar sadece bir el cihazıyla uygulama sayesinde kullanıma hazır kutuları göstermektedir. Böylelikle ürünler raflara daha hızlı bir şekilde yerleştirilmektedir.
  • Mağazalarda bulunan yön tabelalarıyla ulaşım kolayken, uygulama ile de çevrimiçi yön tabelaları oluşturularak ürüne ulaşımı kolaylaştırılmıştır.

  1. Snapchat

Snapchat, Ekim 2020’de Londra’nın Carnaby Caddesi’nde “Şehir Ressamı” aracını tanıttı. Bu artırılmış gerçeklik aracı, kullanıcıların caddedeki mağazaların üzerine sanal olarak boya püskürtmesine ve bunları daha önceden oluşturulmuş duvar resimleriyle süslemesine olanak tanımaktadır. “Şehir Ressamı” nın benzersiz yönlerinden birisi, paylaşılan bir artırılmış gerçeklik deneyimi sunmasıdır. Yani bir kişinin yaptığı herhangi bir değişiklik bu aracı kullanan başkaları tarafından gerçek zamanlı olarak görülmesidir.

  1. IKEA

IKEA’nın önceki uygulamasıyla odanıza sanal mobilya yerleştirebiliyorduk. Artık IKEA’nın yeni geliştirilmiş uygulamasıyla iPhone telefonlarının LiDAR sensörlerini kullanarak kullanıcıların içinde bulunduğu odanın üç boyutlu planını yakalıyor ve odanın yeniden tasarlanmasına – pencerelerden, kapı çerçevelerine, duvar renklerinden kilimlere kadar – olanak tanıyor.

Beta sürümünde olan IKEA Studio, henüz web sitesine bağlı değil, yani odayı tasarlarken kullandığınız ürünleri satın alamıyorsunuz. Bu da biraz sessiz bir kullanıcı deneyimi sunduğu anlamına gelir. Wired’e göre, IKEA Studio, büyük ölçüde daha sürükleyici ve gerçekçi bir artırılmış gerçeklik deneyimi oluşturabilecek Apple Glass’ın gelişine hazırlık için geliştirildi.

  1. Amazon

E-ticaret devinin gerçek mekânda faaliyet gösteren ilk kuaför salonu Amazon Salon, perakende teknolojisini denemek için kurulmuştu. “Göster ve Öğren” ile müşterilerin ilgilendikleri ürünleri bir vitrin üzerinde gösterebilmeleri ve marka hakkında bilgilere ulaşabilmeleri, ürün videoları ve eğitim içeriği dahil olmak üzere bilgilerin bir ekranda gösterilecektir. Müşteriler daha sonra ürünü satın almak için, e-ticaret sitesindeki ürünün sayfasına yönlendiren bir QR kodu tarayabilecekler. Bu araca ek olarak, müşteriler saçlarını gerçekten yaptırmadan önce artırılmış gerçeklik teknolojisini kullanarak farklı saç tonlarını deneyebilecekler.

  1. Adidas

Artırılmış gerçeklik teknolojisinin markalar tarafından benimsenmesi, COVID-19 salgınıyla büyük ölçüde arttı ancak Adidas, salgından sadece birkaç ay önce tanıtan markalardan biriydi.

Viking ile ortaklaşa geliştirilen artırılmış gerçeklik uygulaması, ayak hareketlerini izleyerek kullanıcıların ayakkabılarının ayaklarında nasıl göründüğünü görmelerini sağlıyor., Kasım 2019’da Adidas, iOS uygulamasına bu özelliği ekledi ve alışveriş yapanların bir mağazaya girmeden satın almaya karar vermelerine yardımcı oldu.

Müşteri Deneyiminin Geleceği Müşterinin Göremediği Şeydir!

Mükemmel müşteri deneyimleri tutkusu evrenseldir, ulaşılmazdır ve çoğu zaman ulaşılmaz hissettirir. Her ne yaparsanız yapın, yapılacak daha çok şey vardır. Ne kadar trend olursanız olun, bir sonraki trend şimdiden sizi bekliyor.

Zamanla müşteri deneyiminin işletmeler arasında önem kazanmasıyla kullanıcı deneyimi tasarımı geliştirildi. Kullanıcı deneyimi tasarımı zamanla kullanıcı merkezli tasarım haline dönüştürüldü. En son olarak işletmelerin merkezinde müşteri deneyimi yer almaya başladı. Müşteri deneyimi, bir sürecin kendisi olması gerekirken, sürecin bir halkası halinde gelişti.

Müşteri deneyiminin geleceği, müşterinin dışarıda gördüğü şey değil, kurumsal ve operasyonel olarak içeride yapılan şeydir.  Şirketlerin sunduğu deneyimler ve davranış biçimleri müşteri merkezli ve uyumlu olmalıdır. Ancak işletmeler, tutarlı bir şekilde ve stratejik olarak süreçlerini dengede tutmazlarsa yani müşteri deneyimine daha az önem verirlerse kendi varlıklarından ödün vermeye hazır olmalıdır.

İşletmeler varlıklarını sürdürebilmek için değişimlere anında ayak uydurabilmelidir. Ancak başarılı bir değişimin formülünü oluşturan marka, kültür ve organizasyon, veri, strateji ve teknoloji unsurlarını uygulayıcı uzmanlığını koruyarak müşteri deneyimini de yeniden bağlama oturtmalıdır.

Bu bir ekosistemin ötesinde, bir formüldür. Tüm bu ögeler birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Formülün başarısı ise, sizin hırsınız ve bağlamınız oranındadır. Bir devlet hizmeti için formül teknoloji, veri ve müşteri deneyimine göre ağırlıklandırılabilirken, çok kanallı bir perakende işletmesi için müşteri deneyiminin yanı sıra marka, kültür ve stratejiye daha fazla odaklanılması gerekebilir. Her formül farklıdır, ancak başarı için ortak temalar mevcuttur:

  • Benzersizlik – Rakiplerinizi taklit etmeyin, sizi farklı kılan yönlerinizi güçlendirin.
  • Dengeli Olmak – Tüm kaynaklarınızı dengeli bir biçimde yönetin. Tek bir unsurun tüm kaynağınızı eritmesinden kaçının.
  • Bağlı Kalın – Müşterileriniz ile bağlı kalmayı bir ekosistem olarak düşünün, planlayın ve yönetin.

Formül içinde müşteri deneyimi göz önünde bulundurulduğunda, fırsat – müşteri deneyimi olgunluk eğrisi boyunca ilerlemek ve uzmanlıktan stratejik zorunluluğa yükseltmektir. Böylece müşteri deneyimi kuruluşunuzun bir departmanı olarak değil, DNA’sının bir parçası haline gelir.

İçsel değişimin dışsal olarak deneyime güç vermesinin 3 yolu vardır:

1)Amaç Odaklı: Farklılaştırılmış ve Özgün Deneyimler

Bir amaca bağlı olmayan müşteri deneyimi, mükemmel ancak genel deneyimlere yol açabilir. Amaca yönelik müşteri deneyimi, müşteri deneyimine, markaya, kültüre birlikte odaklanarak deneyimleri ilişkilere dönüştüren duygusal bağlantılara eğilerek sizi farklı kılan şeyleri güçlendirir. Bu şu anlama gelir:

  • Amaç ve vizyon olgunluğu- yalnızca müşteri deneyimi etiketli etkinliklerde değil, yaptığınız her eylemde bu deneyimi tezahür ettirmek için kullanılan kanallar, yapılar ve ekipler arasında kesişen amaç netliği kazandırır.
  • Marka amacına göre müşteri odaklı dengeleme – Sadece müşteri ihtiyaçlarının aynası olarak değil, bir organizasyon olarak kim olduğunuzu gösterir.
  • Güçlendirme – Müşteri deneyimi vizyonunuzu paylaşıp ve zincirdeki her bağlantıda marka deneyimi ve müşteri deneyimi vaadi sunmaktan tüm işletmeleri sorumlu tutmanızı sağlar.

2)Veriye Dayalı: Raporlamadan Tahmine Kadar

Net Promosyoncu Puanı (NPC) ve Müşteri Memnuniyeti Puanı (CSAT), içgörüyü bir KPI’ye dönüştürerek müşteri deneyimine dikkat çekmektedir. Ancak müşteri deneyimine odaklanmamaktadır.

Veriye dayalı müşteri deneyimi, organizasyonel ve stratejik düzeyde bir değişiklik gerektirmektedir. Odak noktası, operasyonda müşteri deneyimi ve verileri birbirlerine daha yakın hale getirerek yeni yönlere yönlendirmektedir. Yani:

  • Müşteri verileri, müşteri öngörüleri ve müşteri deneyimi arasındaki yapısal bağları yıkmaya ve yeni bir işletme yöntemi bulmaya yönlendirir. Çoğu işletmenin klasik yöntemlerle ilerlediği zamanlarda büyük bir potansiyel ve avantaj sağlamaktadır.
  • Açık Erişim ve Beceri Kazanımı- Müşteri deneyimi uygulayıcılarının araştırmanın ötesinde veri okur yazarı olmaları gerekir. Verilere erişimi demokratikleştirin ve doğru soruları nasıl soracağınız konusunda beceriler geliştirin.

3)İnsan Odaklı: Gerçek ve Ulaşılabilir

Üstün deneyim ve ekonomik avantajlar sunmada çalışan deneyimi (EX) ve müşteri deneyimi arasındaki kanıtlanmış bağlantıya rağmen çoğu kuruluş, deneyimi tanımlayan ekipler ve bunu sağlayan ekipler arasında ayrım çizgilerine sahiptir.

İnsan odaklı müşteri deneyimi, tüm kullanıcı grubunu aynı tasarım düşüncesine sahip olarak ele almak ve kuruluşun DNA’sı aracılığıyla özgün ve amaca yönelik bir müşteri deneyimi sunmak anlamına gelir. Müşteri deneyimini ve çalışan deneyimini dengede tutarsanız, özgün ve tutarlı deneyimler sunmak mümkündür. Bunu başarabilmek için:

  • Formülün içinde müşteri deneyimini ve çalışan deneyimini dengede tutarak %95 müşteri deneyimi ve %5 personel eğitiminin ötesine geçerek daha düşünülmüş ve bütünsel bir şeye geçin.
  • Müşteri deneyimini, müşteri deneyimi ekibinden çıkarın. Vizyonun gerçekleştirilebilmesi için tüm işlevlerde beceri kazandırın.

Kuruluşunuzun DNA’sının bir parçası olarak müşteri deneyimi

Müşteri deneyimini, bir deneyimin katmanı olarak değil de kuruluşunuzun DNA’sının bir parçası olarak düşünülmelidir. 2021 yılında müşteri deneyimi, tüketicinin daha fazla marka ve hizmet talep etmesinden dolayı her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Müşteriler ürün ve hizmetlerin haricinde daha fazla bağlantıda olma ve amaç aramaktadır. Kısaca, özgün ve kişisel deneyimler harika bir müşteri deneyiminden fazlasını gerektirir. Müşteriyi anlayan ve daha duyarlı mükemmel işletmelere ihtiyaçları vardır.

2021 Yılında Pazarlamacılar İçin Üç Temel İçerik Sorunu

COVID-19 salgını sırasında tüketici davranışının büyük ölçüde değiştiği kaçınılmaz bir gerçektir. E-ticaretin benimsenmesi gibi bazı değişikliklerin kalıcı olması da beklenmektedir. Değişikliklerin birçoğu bünyesinde pazarlamacılar için zengin fırsatları beraberinde getirse de zorluklar da beraberinde gelmektedir.

SEMRush’un en son içerik pazarlaması anketi sonuçlarına göre, pazarlamacılar için üç temel içerik sorunu ön plana çıkmaktadır. İlginçtir ki, her zorluk satış hunisinin farklı bir aşamasıyla ilişkilidir. Şimdi bu içerik sorunlarını inceleyelim:

Trafik Kalitesi

E-ticarete geçişle, rekabet her zamankinden daha zor olmaya başladı. Çünkü her marka pastadan bir pay alabilmek için potansiyel müşterileri kendi alanlarına çekmeye çalışmaktadır.

Pek çok pazarlamacının karşılaştığı sorun ise, bu kadar yoğun rekabetin içinde nasıl ön plana çıkacağı ve kendi sitelerine trafiği nasıl yönlendirebileceğidir. Pazarlamacılar üzerindeki bu baskı, doğru türde içerik üretmenin her zamankinden daha önemli olduğu anlamına gelmektedir.

Bu sorunla başa çıkmak için:

  • Müşteri profilinizi yeniden tanımlayın ve müşteri yolculuğu haritanızı yenileyin. Potansiyel müşterileriniz bu erken aşamada ne tür sorunlar ile karşı karşıya kalıyor?
  • Kullanıcı amacını incelemek ve bu ihtiyaç ve beklentileri, içerik ve içerik formatlarınıza yansıtmak için zaman ayırın.
  • Her hedef kitle bireyiyle daha iyi etkileşim kurmak için farklı kanallar veya sosyal ağlar için farklı içerik türlerine ihtiyacınız olup olmadığını düşünün.
  • Rakiplerinizin ne yaptığına bakın; bu, anahtar kelime stratejiniz için bir bilgi kaynağı olabilir ve içeriğiniz için ilham kaynağı olabilir.
  • Farkındalık aşamasında beklenen geleneksel içeriğin daha fazlasını içerecek şekilde içerik formatlarınızı genişletip genişletemeyeceğinizi kendinize sorun. HubSpot, e-kitaplar, teknik imcelemeler, kontrol listeleri, sosyal medya ve blog gönderilerinin yanı sıra firmanıza özel araç kitleri, web seminerleri ve videolar önermektedir.

Katılım

Pazarlamacıların neredeyse yarısı, ilgi çekici içerik oluşturmak için zorlandıklarını söylemektedir. Bu kısım pazarlamacılar için tehlikeli bir alandır çünkü genellikle dönüşüm hunisinin ortasına denk gelir ve burada tüketiciler satın alma işlemini bırakıp daha fazla ilgi çekici içerikler aramaya veya ihtiyaçlarını daha ilgi çekici içerik sunan rakip firmalara yönlendirebilir.

Bu sorunla başa çıkmak için:

  • Oluşturduğunuz içeriği bir sayfada yer alan kelimeler olarak düşünmeyin. Daha sürükleyici bir deneyim oluşturmak için görüntü, video ve ses dahil olmak üzere tüm ekosistemi göz önünde bulundurun.
  • Etkileşimli anketler, oyunlar, canlı yayınlar ve web seminerleri gibi ziyaretçiyi çeken modern içerik formatlarıyla konfor alanınızın dışına çıkın.
  • Ürün ve hizmetlerinizin neden seçilmesi gerektiğini müşterinize/takipçinize göstermek için rakiplerinizle olan karşılaştırmaları veya vaka çalışmaları sonuçları gibi faydalı bilgileri paylaşmaktan çekinmeyin.

Dönüşümler

Tüm bu zaman, çaba ve oluşturulan girdiden sonra herhangi bir pazarlamacının görmek isteyeceği en son şey, içeriğinin ziyaretçileri son dönüşüme yönlendirmediğini görmektir. SEMRush’un anketi, pazarlamacıların %51’inin içeriklerinin dönüştürülemediğinden endişe duyduklarını göstermektedir.

Bu sorunla başa çıkmak için:

  • SEMRush, neyin işe yarayıp neyin yaramadığını analiz etmeniz için tüm içeriğinizi bir arada gruplandırmanızı önermektedir. Belirli bir içerik biçimine veya temaya yönelik dönüşümleri veya trafik artışlarını izleyebiliyorsanız, bu bilgiler ışığında içerik geliştirmeye daha fazla odaklanıp, çalışmayan şeylere daha az odaklanmanız doğal olarak dönüşümlerinizi de artıracaktır.
  • Pazarlamadaki en zor görevlerden birinin, bir dönüşümü kaydetmek için pazardaki konumunuzu güçlendirmek ve daha ileriye taşımak olduğu ve bu nedenle içeriğinizin yapabileceğiniz kadar iyisi olması gerektiğini unutmayın. Bunun bir parçası, hedef kitlenizin markanız ve müşteri yolculuğunuz hakkında bildiğiniz her şeyle yakından uyumlu olmasını sağlamaktır.
  • Güçlü harekete geçirici mesajlar oluşturun, içerikte gezinmeyi kolaylaştırın ve dönüşüme giden yolu kolaylaştırın.
  • Net hedeflerle eşleştirebileceğiniz ve yaklaşımınızı buna göre ayarlayabileceğiniz sağlam bir raporlama ve ölçüm sistemine sahip olun.
  • Rakiplerinizi inceleyin. Kendi stratejinizde var olan boşlukları belirlemek için içerik sistemlerini kendinizinkiyle karşılaştırın.

Kısaca, mükemmel içerik oluşturmak sadece ilgi çekici olması değil, aynı zamanda deneme istekliliği, karar vermenizi kolaylaştıracak verilere sahip olmak ve hedef kitlenizin iyi tanımak ve onların müşteri yolculuğunu net bir şekilde anlamanızı gerektirir. Tüm bu içerik sorunlarının üstesinden gelmek için tüm bu ipuçlarını uygulama konusunda yardım istiyorsanız, mCreative® ekibiyle iletişime geçin.

Sosyal Medya Pazarlamasının Maliyeti Nedir ve Buna Değer Mi?

Ekran başında kalma süresinin arttığı günümüzde, bir de pandeminin bu süreleri iyice artırmasına rağmen, ilgi çekici bir sosyal medya varlığı oluşturmanın ve sürdürmenin değerini anlamayan bazı işletmeler hala var.

Bu işletmeler genellikle üç bölüme ayrılır:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Geçmişte sosyal medyanın maliyeti yüzünden yanıp tutuşan işletmeleri, yani üçüncü bölümde yer alan işletmeleri inceleyelim.

Eğer bir sosyal medya platformuna çok para harcıyorsanız doğal olarak harcadığınız para kadar bir sonuç beklersiniz.

Bununla birlikte, çoğu zaman, işletme sahipleri yalnızca son tıklama ilişkilendirmesini ölçer ve sosyal medya pazarlamasının ne kadar hızlı bir müşteri adayı veya satış üretmesi gerektiğini abartırlar. Sosyal medyanın genel pazarlama stratejisinde nasıl bir rol oynadığına dair büyük resme bakmazlar.

Pek çok kişi, özellikle giderek daha rekabetçi hale gelen çevrimiçi ortamda, yeni bir lider veya potansiyel müşteriyi çekmenin ve sürdürülebilirliği sağlamanın ne kadar sürdüğü konusunda fikir sahibi değildir.

Diyelim ki en iyi satış görevlinizi ağ kurmak ve yeni potansiyel müşteriler bulmak için bir etkinliğe gönderiyorsunuz. Bu kişinin ortaya çıkması, kendisini yeni insanlara tanıtması, bağlantı kurmak için zaman ayırması, beğenilirlik göstermesi, güven oluşturması ve şirketinizin kim olduğunu ve şirketinizin nasıl yardımcı olabileceği konusunda yeni potansiyel müşterilere tanıtması gerekmektedir.

Başarılı olursa, satış elemanınız bir kartvizit ve satış sürecine devam etmek ve takip etmek için bir bilgilendirme e-posta ve iletişim bilgileri vererek ayrılır. Ortalama bir satış sürecinin 6 – 8 temas noktası gerektirdiği söylenmektedir.

Sosyal medyada da durum farklı değildir, ancak bir satış elemanından daha fazla sonuç alınmasına yardımcı olabilir. Yalnızca bir gönderi veya tek bir reklam gördükten sonra bir müşterinin sizden bir şey satın alması pek olası değildir. Eğer bir gönderi veya bir reklam sonucu satın alma gerçekleşiyorsa, bunun nedeni, bu gönderinin ya eğlenceli ya da bilgilendirici olması ve muhtemelen tek bir etkileşimde birçok bilgiyi toplayabilen bir video olmasıdır. Bir başka muhtemel neden ise, ürün fiyatının çok çok düşük olması ve ürünün alıcıya çok az risk sağlamasıdır.

Ürününüzün fiyatı ne kadar yüksekse, ürününüz ne kadar teknikse, potansiyel bir müşteriyi kendinize çekmek için o kadar fazla temas noktasına ihtiyaç duyarsınız.

Her marka için şunları göz önünde bulundurmalısınız:

  • Kaç kitleye veya tüketici profili ile etkileşime girmemiz gerekiyor? Hedef kitlenin markayı, ürünü veya hizmeti ve en önemlisi onlara sunacağı değeri anlaması için kaç tane bilgilendirici mesaj oluşturmamız gerekecek?
  • Hedef kitlemizle etkileşime geçmek için kaç kanal kullanacağız? Dikkatlerini çekmek ve alakalı ve ilginç bir hikâye paylaşmak için ne tür bir medya oluşturacağız? İllüstrasyonlar? Fotoğraflar? Videolar? GIF’ler mi?
  • Her gönderi için hedefimiz nedir? Web sitesine trafik çekmek mi? Potansiyel müşterileri güvence altına almak mı? Takipler, beğeniler, yorumlar veya paylaşımlarla ölçülen etkileşimi artırmak mı?
  • İçeriği oluşturmak için kaç biçime ihtiyacımız olacak? Örneğin, hikâye biçimi mi, galeri biçimi mi?
  • Kullanıcılara ne sıklıkla ulaşmak istiyoruz? Haftada birkaç kez mi yoksa her gün birkaç kez mi?
  • Topluluk katılımını kim yönetecek? Etkileşimde bulunanların bir sorusu veya bir yorumu olduğunda ne kadar çabuk cevap vermek istiyoruz?
  • İçeriğin yazılmasından ve yayınlanmasından kim sorumludur? Katılımcıları sosyal medyadan web sitesine gönderiyorsak, web sitesi trafiği kaldırabilir ve potansiyel müşteriyi dönüştürebilir miyiz?
  • Organize ve üretken bir ekip oluşturmak, sosyal medyamızı merkezileştirmek ve yönetmek için hangi yazılımları/platformları kullanacağız?

Bu listeyi okumak sizi endişelendirdiyse, yüksek performanslı sosyal medya ekiplerinin sizden farklı olmadıklarını düşünün:

  • Orijinal içerik yazmak için bir metin yazarı,
  • Grafik tasarımcı,
  • Fotoğrafçı,
  • Bir kameraman,
  • Topluluk yöneticisi,
  • Web geliştiricisi,
  • Bir stratejist,
  • Bir medya alıcısı

İşletme sahipleri, sosyal medya ihtiyaçları için bir ajansla çalışarak kazanılan zamanın maliyetini de göz önünde bulundurmalıdır.

Pek çok küçük işletme sahibinin sosyal ağlarını görmezden gelmesi veya işi yapmak için bir araya gelmesi gereken şeylerin farkında olmaması şaşırtıcı değildir; basitçe, hızlıca bir resmi ve ifadeyi toparlamaktan başka bir şey yapacak zamanları yoktur, çoğu zaman en iyi içeriği olmayan ve en iyi işlerini gerçekten yansıtmayan bir resim seçilmektedir.

Bir ajansla sosyal medya pazarlama programı yürüterek, dijital varlığınızı yükseltmeyi ve sizin için çalışmaya hazır bir uzman ekiple çalışmayı taahhüt edersiniz.

Tüketici profilinizi göz önünde bulundurmanız, taslakları oluşturmanız, iyileştirmeniz, grafiklerinizi veya video içeriğinizi oluşturmanız, bu içeriği yayınlamak için şirketteki kilit paydaşlarınızdan onay almanız, yanıtları izlemeniz, analitiği rapor etmeniz, sosyal medya reklamları oluşturmanız, oluşturulan içeriğin çalışıp çalışmayacağını test etmeniz (teknik arızalar olabilir ve olacaktır da) ve müşterilerinizi sitenizdeki en iyi sayfaya yönlendirerek satışı elde edebileceğiniz süre de bir maliyet oluşturacaktır.

Sosyal Medya Pazarlaması Ödenen Ücrete Değer Mi?

Şüphesiz, sosyal medyanın maliyeti markadan markaya önemli ölçüde değişebilse de sosyal medya pazarlaması markaları doğrudan tüketicileri ile etkileşime geçirir ve bu etkileşim satışları artırır. Ortak web sitesi trafik modellerine dayanarak satın alma yolculuğunun birkaç aşamasının sosyal medya pazarlamasından etkilendiğini kesinlikle söyleyebiliriz.

Örneğin, sosyal medya simgelerini belirgin bir şekilde sergileyen birçok web sitesinde gördüğümüz yaygın web trafiği modeli, ziyaretçinin markanın sosyal medya kanallarına göz atmak için web sitesinden ayrılması bir kullanıcı akışıdır.

Bu yaygın bir durumdur, çünkü tüketiciler markanın güncel yayınlarını görmek ister. Web sitelerinin her zaman güncel olmadığı her kullanıcı tarafından bilinmektedir. Sosyal medyada gerçek zamanlı olarak etkinliklere ve güncellemelere bir göz atabilir ve sosyal varlığınızı güçlendirebilirsiniz. Sosyal medya, kullanıcılara kaliteli bir sitede olduğu ve kaliteli bir markayı keşfetmesi fikrini desteklemeye yardımcı olmaktadır. Kullanıcı böylece “başkaları bu markayı beğendiyse, belki ben de beğenmeliyim!” düşüncesine kapılacaktır.

Diğer yaygın trafik modeli de yönlendirme trafiğinde görülür. Markanız sosyal medyada aktif olmasa bile müşterileriniz sosyal medya aracılığıyla markanızı keşfeder. Kısacası, sosyal medya yeni beklentiler belirlemenize yardımcı olabilir ve takipçilerinizin ürünleriniz ve hizmetleriniz hakkında kişisel deneyimlerini ve referanslarını paylaşarak işletmeniz için marka savunucuları olmalarına olanak tanır.

Geçen yılın olayları göz önüne alındığında, müşterilerle iletişim ve güçlü bir dijital varlığın kurulması her zamankinden daha önemli hale geldi.

Sosyal medyanın bir başka yararı da mesai dışında olduğunuzda bile sizin için çalışıyor olmasıdır. Platformlarınızda ve açılış sayfalarınızda yeterli içeriğe sahip olduğunuzda, tüketicinin tüm mesajlarınızı kendi zamanlarında, genellikle sosyal medyada vakit geçirdiklerinde almasına olanak tanır.

Google Alışveriş Stratejinizi İyileştirin

İyi bir blog okuyucusuysanız, Google’ın bu yıl Mobil Öncelikli İndeksleme (Mobile First Indexing)’yi tamamlayacağını biliyorsunuzdur. Bu süreç yaklaşık 4 yıldır geliştirilmekteydi; artık tamamlandığına göre, duyarlı ve sağlam bir Google Alışveriş stratejisi her zamankinden daha önemli hale gelmiştir.

Alışveriş stratejinizin rakiplerinizi geride bırakmasını sağlayacak sihirli bir araç yoktur – ancak içgörü ve uzmanlık vardır. Rakiplerinize karşı kesin bir avantaj yakalamak için mobil kullanıcıları bulmak ve onları müşterinize dönüştürmek için test edilmiş ve denenmiş dört taktiği deneyebilirsiniz.

Sorunsuz Bir Mobil Alışveriş Deneyimi Oluşturun

Potansiyel müşterilerinizin isteyeceği son şey, mobil sitenizi ziyaret ederken yavaş, gecikmeli ve tepkisi bir satın alma deneyimidir. Mobil kullanıcıların %77’sinin, hızlı satın almaya izin veren ve gezinme kolaylığı sağlayan mobil sitelerden satın alma olasılığının daha yüksek olması şaşırtıcı değildir.

Başlangıç için, sayfa yüklem hızını iyileştirmek, kullanıcı deneyimini optimize etmek iyi bir noktadır. Çünkü araştırmalar, kullanıcıların %40’ının bir sitenin üç saniye içinde yüklenmemesi durumunda siteyi terk ettiğini göstermektedir. Kulağa çok hoş gelmese de, sitenizin yalnızca birkaç milisaniye yavaş olması gelir kaybına uğramanıza neden olabilir.

Mobil Cihazlarda Rekabetçi Olun

Mobil aramalar, son iki yılda %180’den fazla arttı. Durum böyle iken, rekabet de mobil cihazlara taşınmış oldu ve daha da artmış oldu. Peki.. Mobil sitenizi rekabette öne çıkaracak olan nedir?

Bir alışveriş kampanyası oluşturmak güzel bir başlangıç olabilir, ancak aldığınız tekliflerin, ürününüzün doğru zamanda, doğru mobil müşteriler tarafından görülebildiğinden emin olmalısınız. Her zaman ön planda olduğunuzdan emin olmak için rakiplerinizin ne yaptığını bilmeniz ve hem reaktif hem de proaktif olmanız gerekmektedir.

Mobil Alışveriş Kampanyanızın Performansını Değerlendirin

Doğru yapılırsa, Google Alışveriş stratejinizi optimize etmek hiç bitmeyen bir süreçtir. Alışveriş stratejinizin tek bir bileşenine odaklanmadan, aynı zamanda yaklaşımınızı sürekli olarak optimize ettiğinizden, ölçümlerinizi ayarladığınızdan ve gerekli değişiklikleri doğru zamanda yaptığınızdan emin olmanız gerekmektedir.

Müşteri davranışlarını anlamak, yeni ve keşfedilmemiş potansiyelleri bulmak, mobil alışveriş kampanyalarınızın başarısını nasıl geliştirebileceğinize dair yalnızca iki örnektir.

Mobil Trendlerin Önünde Kalın

Tüketici düşünce süreci ve davranışı sürekli bir değişkenlik göstermektedir ve bu değişikliği takip etmek Google Alışveriş stratejinize fayda sağlayacaktır. Mobil trendleri analiz edip tahmin edebilen birçok araç var, ancak bu bulguları optimizasyonunuza ve mobil iyileştirme sürecinize nasıl uyguladığınız tartışmasız daha önemlidir.

Sonuç olarak..

Mobil öncelikli indexleme uygulaması sayesinde artık mobil web siteleri ve güçlü bir alışveriş stratejisi el ele gidiyor. Bu birliktelik, tüm e-ticaret web sitelerinin gerçekten dikkat etmesi gereken bir şeydir, ancak bu yine de göz korkutucu bir birliktelik olabilir. mCreative® olarak sizlerin iş ve pazarlama hedeflerinize ulaşmanıza ve hatta bunları aşmanıza yardımcı olmaktan mutluluk duyarız..

Facebook, İçerik Üreticilerinin Para Kazanmasını Sağlayacak

Kısa kısa…

  • Sosyal medya devi, Facebook’taki içerik oluşturucuların kazançlarını artırabilecekleri yeni bir güncellemeyle, içerik oluşturucuların artık bir dakika kadar kısa videolardan para kazanabileceklerini ve minimum kesintili bir reklamın 30 saniye yayınlanacağını söyledi.
  • Üç dakika veya daha uzun videolar için, bir reklam 45 saniyeye kadar gösterilebilir.
  • Sayfaların, son 60 günde isteğe bağlı olarak, canlı ve daha önce canlı olan herhangi bir video yükleme kombinasyonundan toplam 600.000 dakika görüntülenmesi gerekmektedir.

Facebook, artık içerik oluşturucuların kısa video içeriklerine reklam koymasına izin vereceğini duyurdu. Bir blog gönderisinde amaçlarının, içerik oluşturucuların platformdaki gelirlerini çeşitlendirmelerine yardımcı olmak olduğunu belirtti.

Facebook, video üreticileri, mobil oyun yayıncıları, medya kuruluşları, gezginler, dijital yayıncılar ve influencer’lar gibi medya içerik üreticilerinin hikayelerine reklam ekleyerek gelir elde edebileceklerini duyurdu.

Arnstein, “Bu yeni özelliğin, içerik oluşturucuları, takipçileriyle daha fazla etkileşim içinde olmaya yönelik bir adım olduğunu düşünüyoruz. Bu özellik aslında, izleyicilerin sevdiği içerik oluşturuculara doğrudan destek sağlayacak ve içerik üreticilerini daha çok içeriğe teşvik edecek.” diye ekledi.

Facebook’un üzerinde çalıştığı bu yenilik, ilk etapta küçük bir deney grubuyla test edilecek. Denemelerim başarılı olmasıyla birlikte bu yenilik tüm kullanıcıların kullanımına sunulacak.

Daha detaylı bilgi için Facebook gönderisine göz atabilirsiniz.

Yeni Nesil Analiz Aracı: Microsoft Clarity

Microsoft Clarity’i hiç duymadıysanız endişelenmeyin. Bu yeni davranışsal analiz aracı 2020 Ekim ayında kullanıma sunuldu ve pek de popüler bir isim haline gelmedi. Ama ne hakkında olduğunu öğrenmek için birkaç dakikanızı ayırmaya değer.

Microsoft Clarity, size kullanıcıların belirli bir siteyle nasıl etkileşim kurduğuna dair içgörüler sağlayacak, Microsoft tarafından geliştirilen ücretsiz bir analiz aracıdır. Web sitenizdeki verilerin performansını anlamanıza yardımcı olacak, size etkileşimlerle ilgili ölçümler ve web sayfanızın kalitesini artırmak için hata ayıklama hakkında bilgi sağlayacaktır. Bu aracın en iyi yanı ise herhangi bir trafik sınırlamasının olmamasıdır. Günde bir milyon ziyaretçisi olan siteler bile bu aracı kullanabilir.

Clarity, web sitelerini yavaşlatmayacak bir şekilde optimize edilmiştir. Sayfa yükleme süreleri üzerinde nispeten daha az etkiye sahip olacak şekilde tasarlanmıştır. Bu, sitenize gelen kullanıcıların sayfaların yüklenmesini beklemek zorunda kalmamasını sağlamanıza olanak tanır.

Microsoft Clarity’nin Temel Özellikleri

Microsoft Clarity, her ziyaretçinin sayfa ziyaretlerini yeniden oynatmasını sağlayan bir araca sahiptir. Burada, ziyaretçinin tam olarak nereye tıkladığını, hangi yerleri kaydırıp duraklattığını veya diğer sayfalara yaptıkları tıklamaları görebilirsiniz. Kullanıcı oturumlarını zaman çizelgesi olarak göstermekte ve ziyaret edilen sayfaları ve kullanıcıların girdiği etkileşime girdikleri sayfaları bir film gibi oynatabilmektedir.

Oynatmanızı ayarlarken seçebileceğiniz birkaç filtreleme de yapabilirsiniz.

Isı Haritaları

Bu analitik özellik, ziyaretçinin web sitenizde tam olarak nereye tıkladığını gösterecektir. Bu özellikle, kullanıcının sayfanızda ne kadar ilerlediğini görebilir ve oraya neden ve nasıl ulaştığına dair ipuçları alabilirsiniz. Clarity’de iki tür ısı haritası vardır: Tıklama haritaları ve kaydırma haritaları. Tıklama haritaları, web sayfanızdaki ziyaretçilerin en çok etkileşim kurduğu içeriği görmenize yardımcı olur. Kaydırma haritaları ise, ziyaretçilerin sitenizde gerçekten ne yapmak istediğinizi görüp görmediklerini anlamanıza yardımcı olur.

İçgörü Kontrol Paneli

İçgörülerle ilgili bu gösterge tablosu, size kullanıcıların ve site ziyaretçilerinin performansı ve davranışları hakkındaki metriklere genel bir bakış açısı sağlayacaktır. Kontrol paneli, site trafiğinizi kapsamlı bir şekilde anlamanıza yardımcı olacak toplu ölçümler içermektedir. Örneğin, var olmayan bağlantılara tıklayan kullanıcıların sayısını göreceksiniz. Ayrıca çoğunlukla sitenizde bir şeyi arayan, sayfanızı aşağı yukarı kaydıran ziyaretçilerin sayısını da verecektir. Ziyaretçilerinizde meydana gelen hata sayılarını ve bir kullanıcının sitenizde gezinirken geçirdiği ortalama süre gibi bilgileri de görebilirsiniz.

Google’ın Yeni Gizlilik Politikası Dijital Reklamcılığı Nasıl Etkileyecek?

Dijital pazarlamacıların ve bizim ortak yönümüz: Her ikimiz de çerezleri seviyoruz. Çerezler, kullanıcıları izlemek, deneyimlerini iyileştirmek ve reklamları doğru hedef kitleye yöneltmek için fayda sağlamaktadır.

Ancak, Google 14 Ocak’ta, üçüncü taraf çerezlerini 2022’ye kadar aşamalı olarak kaldıracağını açıkladı. Bu karar oyunun kurallarını önemli ölçüde değiştirecektir.

Arama devi Google ayrıca, kullanıcıları webde gezinirken izlemek için alternatif tanımlayıcılar oluşturmayacağını ve bunları ürünlerinde kullanmayacağını da belirtti. Google’ın blog gönderisi, kullanıcılar açısından gizliliğin daha öncelikli olduğu bir web deneyimi yaşatmak istediğini belirtti.

Dijital platformların, web üzerindeki kullanıcılarla alakalı reklamlar sunmak için çaba sarf ettiğinden, binlerce şirket doğal olarak üçüncü taraf çerezler aracılığıyla toplanan bireysel kullanıcı verileri giderek artmaya başladı. Bu veriler kullanıcılar tarafından bir güven kaybına neden olmaya başladı. Aslında kullanıcıların %72’si çevrimiçi yaptıklarının neredeyse tamamının reklamcılar, teknoloji firmaları veya diğer şirketler tarafından izlendiğini düşünüyor. Bunların %81’i ise toplanan veriler nedeniyle karşılaştıkları/karşılaşacakları potansiyel risklerin olduğunu söylüyor.

Firefox ve Safari, üçüncü taraf çerezlerini aşamalı olarak kaldırmaya başlamıştı, Google’ın da böyle bir karar almasıyla 2022’nin son çeyreğinde hepimiz çerezsiz bir dünyada yaşayacağız.

Çerezsiz bir dünyada, dijital reklam verenler kişiselleştirilmiş içerikler sunamayacak ve kampanyalarının performansını etkili bir şekilde ölçemeyecekler. Pazarlamacılar, birinci taraf verilerine güvenmek zorunda kalacak ve eldeki verileri analiz etmek, kullanıcıları kişisel olarak tanımak için çok çalışmak zorunda kalacaklardır. Yeni müşteri veri grupları oluşturmak ve farklı gruplar arasında benzerlikleri bulmak için daha fazla zaman ve emek harcamak zorunda kalacaklardır.

Reklam dünyası KVKK, GDPR gibi kişisel veriyle ilgili düzenlemelere uyum sağlarken, hassas verilerin reklam sektörüne aktarımı hakkındaki endişelerde son bulacaktır. CMP adı verilen rıza yönetim sistemlerinin kullanımı yaygınlaşırken, kullanıcıların kendisi ile ilgili verilerin kendi rızalarıyla alınması, işlenmesiyle IAB (Uluslararası Reklamcılar Birliği) ve Saydamlık ve Rıza Çerçevesi’nin (TCF) ikinci sürümüne uyumluluk artmaktadır.

IAB verilerine göre tüketicilerin %71’i kendi ilgi alanlarını ve alışveriş alışkanlıklarını hedefleyen reklamları tercih ediyor. Ayrıca, %75’i de daha az sayıda ama daha kişisel reklamlar görmek istiyor. Tarayıcıların almış olduğu kararlar sonrasında (üçüncü taraf çerezlerin kaldırılması) birinci taraf verilerin kullanımını artıracaktır. Böylece yapılan değişikliklerle kullanıcıların beklentileri de karşılanacaktır.

Facebook Reklamlarınızı Neden Reddeder?

Bu yılın başlarında, engelli insanlar için modaya uygun uyarlanabilir giysiler üreten bir giyim şirketi olan Mighty Well, birçok yeni markanın yaptığı bir şeyi yaptı: Facebook’ta en popüler ürünlerinden birinin reklamını vermeye çalıştı ve Facebook verilen reklamı reddetti. Peki ürün neydi? Ürün üzerinde slogan yazılı bir sweatshirt. Evet yanlış okumadınız, ürün bir sweatshirt. Facebook reklam modeli, ürün üzerinde yazılı olan sweatshirt’ü tıbbi ve sağlık bakım ürünleri ve hizmetlerini tanıttığını ve reklam politikalarını ihlal ettiği nedeniyle reklam yayınlamayı reddetti.  Ancak reklam söz konusu olan tıbbi ve sağlık bakım ürünlerini içermiyordu. Buradaki yanlış anlaşılma kısa sürede çözülmüş olsa da müşteriler olarak Facebook’a verilen reklamları, platform tarafından kabul edilmesini sağlamak için göz ardı ettiğimiz bazı noktaları incelememizi sağladı.

Söz konusu reklam incelendiğinde, Facebook’un otomatikleştirilmiş algoritmasının nerede hata yaptığını görmek kolaydır. Evet bu tür hatalar her zaman olmuştur, bu nedenle Facebook, reddine ilişkin başka bir tarafça incelenmesi için itiraz etmenize izin vermektedir.

Facebook Reklamlarının Reddedilmesini Nasıl Önleyebiliriz?

Facebook reklam retlerinin nasıl işlediğinin dezavantajlarından biri çok spesifik geri bildirim vermemeleridir. Yani size kurallarının hangi bölümünü ihlal ettiğinizi söyleyebilirler, ancak reklamınızın hangi bölümünün bu kuralları ihlal ettiğini size söylemezler.

Siz okuyucularımıza tavsiyemiz, herhangi bir stratejiye veya reklam planına başlamadan önce Facebook’un reklam politikalarını iyice okumaktır.

Kendinize aşağıdaki sorulardan bazılarını sorarak başlayabilirsiniz:

  • Şirketimle ilgili hangi konular reklam reddini tetikleyebilir?
  • Reklam reddini tetikleyebilecek kullandığımız resimler veya öne çıkardığımız ürünler var mı?
  • Hesabımız doğru bir şekilde kurulmuş mu (etki alanını doğrulama ve iki faktörlü kimlik doğrulama ayarları dahil)?

Facebook Reklamlarınız Reddedilirse Ne Yapabilirsiniz?

Dijital bir ajans olarak, birçok farklı sektörde reklamlar oluşturduk ve yayınladık. Deneyimlerimize göre, reklamınızın reddedilmeyeceğini garanti etmenin %100 yolu yoktur. Çünkü reklamları denetlemek için kullanılan yapay zekâ hata yapabilir. Tıpkı Mit Well reklamında olduğu gibi. Reklam reddini azaltmak kadar önemli olan, reddedilme durumunda atılacak olan adımlardır.

İlk adım, genellikle mevcut reklamlarınızın yayınlanmasını sağlamaktır. Öncelikle hesabınıza Facebook tarafından gelen mesajı kontrol edin. Bir Facebook temsilcisine ulaşmak, itiraz etmenin en ideal yoludur. Ulaşabileceğiniz biri yoksa, Facebook sohbeti bir itiraz süreci başlatmanıza da yardımcı olabilir.

İtiraz süreci boyunca, genellikle reklamınızın reddedilmesine neyin sebep olduğu hakkında daha fazla ayrıntı öğreneceksiniz. Görüşmeler sonrasında, reklamınızın kabul edilmesi için neyin değiştirilmesi gerektiğini belirleyebilirsiniz.

Neyin değiştirilmesi gerektiğini bulduktan sonra, bir sonraki adım bu konuda ne yapılacağına karar vermek olacaktır. Kolay bir çözümü olabilir veya tamamen farklı bir reklam kullanmak daha stratejik olabilir. Çözüm, bütçe ve zamanlamaya bağlı olabilir.

Yeni veya değiştirilmiş bir reklama nasıl devam edeceğiniz, markanızı ve pazarlama hedeflerinizi en iyi şekilde hangi seçeneğin destekleyeceğine bağlıdır. Ve diğer rakiplerin reklam modellerini incelemek, yaptığı hatalardan ders çıkarmak, iyi modelleri kendi işletmenize uyarlamak ve geliştirmek, gelecekte reklamlarınızın reddedilmesini önlemeye yardımcı olacaktır.

2025 İçin Öngörülen E-Ticaret İnovasyonu 2021’de Gerçekleşecek

2020 yılının ilk çeyreğinde başlayan COVID19 salgını, e-ticaretin benimsenmesini sadece birkaç ayda birkaç yıl hızlandırdı.

2020 yılının herkes için zor bir yıl olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Alışveriş mağazalarındaki vitrinler dijitale geçti, mutfak masalarınız konferans salonlarına dönüştü. Kısacası yaşam ve çalışma alanlarımız, alışveriş yapma alışkanlıklarımız alt üst oldu. Tüm bu değişikliklerin yanında değişmeyen bir şey vardı, o da işletmelerin müşteri deneyimi sağlamadaki önemi. 2020’de yaşanan olaylar zamanda onarılmaz bir delik açtı ve e-ticaret bu olayların üzerinde öngörülmeyen bir şekilde ilerlemeye devam etti.

İşletmelerin hedef kitlelerini tanıması ve yaşadıklarıyla ilişki kurması hiç bu kadar kritik bir önem arz etmemişti. Hedef kitlesini tanıyan, müşteri deneyimine önem veren ve bu yönde yatırım yapan markalar, bağlantılı ve bağlamsal bir etkileşim sunarak rekabet avantajı elde etmişlerdir. Müşterilerin %66’sı şirketlerin kişisel ihtiyaçlarını ve beklentilerini anlamalarını beklerken, yalnızca %34’ü genellikle bunu yaptıklarını söylüyor. Ayrıca, müşterilerin yarısından fazlası (%52) verilen tekliflerin her zaman kişiselleştirilmesini bekliyor.

Peki şirketler bu süreci doğru bir şekilde nasıl yönetebilirler? Markalar için önemli bir yol, çatısı altındaki herkesin gerçek zamanlı bilgiye sahip olmasını sağlamaktır. Müşteriler bir şirketle iletişim kurduğunda, doğru kişiye ulaşma konusunda endişelenmelerine gerek kalmamalıdır. Salesforce araştırması, müşterilerin %76’sının departmanlar arasında tutarlı etkileşimler beklediğini söylüyor. Bununla birlikte %54’ü genellikle satış, hizmet ve pazarlama departmanlarının yeterli bilgi paylaşmadığını düşündüğünü söylemektedir.

Müşterilerin, markalarla dijital olarak etkileşime girmeleri her geçen gün artmaktadır. Sosyal açıdan uzak bir ortamda, aynı müşteriler ve birçok yeni dönüşüm sağlayanlar, dijital etkileşimi yalnızca bir kolaylık değil, aynı zamanda bir gereklilik olarak görmeye başladılar. Markalar da dijital dönüşümlerini hızlandırmak zorunda kaldı. Çevrimiçi etkileşimler 2019’da %42’den, 2020’de %60’a kadar çıktı.

2020 Yılında E-Ticarette Patlama Yaşandı.

2020 Salesforce araştırması, müşterilerin %80’inin bir şirketin sunduğu deneyimin, o şirketin ürünü veya hizmeti kadar önemli olduğunu söylediğini gösteriyor. 2020’de müşteriler için önemli olan deneyim, e-ticaret yetenekleriyle desteklenen, merkezi olmayan ve çoğunlukla yalnızca dijital bir deneyim oldu. Küresel dijital satışlar, yalnızca Cyber Week’te (Türkiye’de Muhteşem Kasım, Süper Cuma indirimleri) geçen seneye oranla %36 artış gösterdi. Dijital satışlar, küresel olarak 2. çeyrekte benzeri görülmemiş bir şekilde artış göstererek %71’e yükseldi ve 3. çeyrekte %55 artış gösterdi. Dünyanın her yerinden alışveriş yapanlar, Cyber Week’te 270 milyar dolarlık rekor bir harcama yaparak %36 büyüdü. Bu büyüme en yüksek beklentileri bile geride bıraktı. Ortaya çıkan trafiğin %71’ini ve siparişlerin %55’ini mobil cihazlar oluştururken, trafiğin %26’sını ve siparişlerin de %41’ini masaüstü cihazlar oluşturmuştur. Bu gelişmeler 2020’nin son birkaç ayında 10 yıllık hızlandırılmış bir e-ticaret benimsenmesine neden olmuştur.

2020 Yılından Çıkarılacak Önemli Ders: Her İşletme Dijitalleşmelidir

Salesforce, 2020 tatil sezonunda 1 milyardan fazla e-ticaret veri noktasını analiz etti. Ortaya çıkan zorlukları şöyle sıralayabiliriz: Son müşterilere doğrudan erişim, E-Ticaretin daha hızlı benimsenmesi, eski platformların modernizasyonu, iade oranlarının azaltılması, çok kanallı pazarlamanın benimsenmesi ve sosyal ağ etkileşim platformlarının benimsenmesidir.

2020 yılından her işletmenin dijitalleşmesi gerektiğini öğrendik. Dijitalleşmeye geçerken ilk olarak yapılan işin hem müşteriler hem de şirket tarafından benimsenmesi gerekir. Önceden hazırlanan zaman çizelgelerini yıllık olarak değil aylık olarak belirlenmesi ve dijital yeteneklerinin nasıl tanımlandığı dijitalleşmeye giden bir adımdır. 2025 yılında öngörülen ilerlemenin 2020 yılında yaşanması, 2021 için beklenenin 5 yıllık plana bakılarak çalışmalar yürütülmesi anlamına gelmelidir.

2021 İçin Dijital Dönüşüm Yol Haritası

Dijitale Hazır Kültür Kuruluşlar, artan müşteri taleplerini karşılamak ve yeni gelir kanalları oluşturmak için hizmetleri hızlı bir şekilde ölçeklendirmek için daha fazla baskı altında kalacaktır.

İnovasyonun Demokratikleştirilmesi Markalar, dijital müşteri deneyimlerini daha hızlı geliştirmeye çalışıyor. Bilgi Teknolojilerinin işletmeyi kendi kendine hizmet etme ve çözümleri daha hızlı sunma yetkisini vererek kültürel değişimi yönlendirmesi gerekmektedir.

Modüler İşletme Modelleri Kuruluşlar daha çevik olmak için, dijital yeteneklerini her seferinde sıfırdan inşa etmek yerine modüler API kullanabildiği ve bunları entegre biçimde yönetebildiği sistemlere geçmeleri gerekmektedir.

Otomasyon Kuruluşlar, operasyonel verimliliği artırmak ve iş süreçlerini iyileştirmek için otomasyonu kullanıyor. API’ler, otomasyonu ve üretkenliği ölçeklendirmenin anahtarları haline gelmiştir.

Yukarıda belirtilen yol haritası başlangıç için gerekli olan bilgilerdir. Haritada ilerledikten sonra karşımıza yeni yollar, yeni fırsatlar çıkacaktır.

Her Adımda Yanınızdayız

Fikirleri değere, projeleri gerçeğe dönüştürüyoruz.

Yeni Mh. Mustafa Kemal Paşa Cd.
Erden Sitesi F Blok Kat:3 Daire:5
Akşehir / KONYA

iletisim@mustafakemaloz.com

© 2026 mCreative®
contact-section